Domuz Gribinden Korunmanın Yolları

Şanlıurfa Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Koç, Üniversite Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Zeynep Şimşek, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Süda Tekin Koruk, “Domuz Gribi ve Korunma Yolları” konusunda bir basın açıklaması yaptılar.
Üniversite Yenişehir Yerleşkesi Tıp Fakültesi poliklinikler önünde basın açıklaması yapan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Süda Tekin Koruk, Domuz gribinin, A tipi (H1N1), hızla yayılan bir virüsten kaynaklanan, insanlarda hastalığa yol açan bir hastalık olduğunu belirtti. Koruk, “Bu virüs daha önce insanlarda görülmezken, geçirdiği değişim sonucu artık insanlarda da görülmektedir. Hastalık ilk kez Meksika ve ABD’de görülmüş ve daha sonra birçok ülkeye yayılmıştır. Hastalığın ilk olarak saptandığı 24 Nisan 2009′dan bugüne dünyada yaklaşık 400 bin kişide hastalık tespit edilmiş ve bugüne kadar 4 bin 500′e yakın kişi ölmüştür. Türkiye’de ise Sağlık Bakanlığı tarafından 15 Ekim 2009 itibariyle 492 hasta olduğu bildirilmiştir. Henüz ilimizden hastalık bildirilmemiştir” Hastalık insandan insana bulaşmaktadır” dedi.
Hastalık belirtilerinin öksürme, aksırma sırasında direkt solunum yolu ile bulaşabileceği gibi, ortamdaki kapı kolu, masa, sandalye gibi cansız yüzeylerden eller vasıtasıyla da bulaşabilmekte olduğu belirtilen Koruk, “Belirtiler normal grip belirtileri gibidir. Bunlar; yüksek ateş (koltuk altından ölçülen 38 derece ve üzeri), öksürük, boğaz ağrısı, burun akıntısı, vücut ağrıları, baş ağrısı, titreme, halsizlik, nadiren kusma ve ishal. Önemli olan hastalığın yayılmasını önleyici tedbirleri almaktır.
Bunlar; eller en az 30 saniye ve sık sık bol sabun ve suyla yıkanmalıdır. İnsanlarla kucaklaşma, tokalaşma gibi yakın temastan kaçınılmalıdır. Öksürme ve hapşırma sırasında ağız ve burun bir mendil ile kapatılmalı ve bu mendil kullanıldıktan sonra çöpe atılmalıdır. Ev, iş yeri tipi yaşanılan alanlar sık sık havalandırılmalıdır. Vücut direncinin arttırılması için yeterli ve dengeli beslenilmelidir. Bu önlemler özellikle bölgemiz açısından çok büyük önem taşımaktadır. Çünkü gerek beslenme bozukluğu, gerekse kronik hastalıklar diğer bölgelerden daha fazladır. Bu nedenle mikrop insanlara kolaylıkla yerleşecek ve hastalığın seyri daha ağırlaşacaktır. Özellikle gerek evlerde gerekse okullarda aşırı kalabalık yaşam hastalığın hızla bulaşmasına neden olacaktır. Bu ortamların sık sık havalandırılması ve genel temizlik kurallarına uyulması önemlidir. Özellikle okullarda mutlaka sıvı sabun bulunması, öğrencilerin sık sık ellerinin yıkatılması, tuvalet, lavabo, sıra, kapı kolu gibi yerlerin bol deterjanla temizlenmesi gerekmektedir” diye konuştu.
“Hasta kişi, hastalık başlangıcından 1 gün öncesi ve 7 gün sonrasına kadar bulaştırıcıdır” diyen Koruk, “Eğer hasta iseniz ayrıca şunlara dikkat ediniz; öksürük ve aksırık esnasında ağız ve burnunuzu tek kullanımlık mendil ile kapatınız ve kullanılan mendili çöpe atınız. Hastalığı diğer kişilere yaymamak için mümkünse evden dışarı çıkmayınız. Evdeki diğer kişileri korumak için yakın temastan kaçınınız. Basit cerrahi maske kullanınız. Kişisel eşyalarınızı (havlu, diş fırçası, çatal, kaşık, nevresim, çarşaf vb.) başka kişilerle paylaşmayınız. Elle dokunduğunuz eşyaları deterjan veya 1/10 oranında sulandırılmış çamaşır suyu ile siliniz. Bol su içip, beslenmenize dikkat ediniz ve istirahat ediniz. Acil durumlarda mutlaka doktora başvurunuz. Hastalığın tedavisi vardır. Gripte kullanılan antiviral ilaçlar bu grip türünde de kullanılmaktadır. Bu ilaçlar hastalık belirtileri başladıktan sonra ilk 48 saat içerisinde verildiğinde hastalığın şiddetini azaltıp, süresini kısaltabilir. Ayrıca destekleyici tedavide şikayetlerin azaltılmasına yönelik olarak doktor tavsiyesiyle çeşitli ilaçlar kullanılabilir. Doktorun önerisi olmadan antibiyotik kullanılmamalıdır” ifadelerini kullandı.
Kış Geliyor Gribe Dikkat

Uzmanlar, havaların soğumaya başladığı son günlerde gribe dikkat edilmesi konusunda uyarıyor. Grip her 100 bin kişiden 2’sinde öldürücü olarak seyrediyorTrakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, gribin her 100 bin kişiden 2’sinde öldürücü olarak seyrettiğini belirterek, ”ölüm riski, sağlıklı erişkinlere göre kalp-damar hastalığı olanlarda 52 kat, akciğer hastalığı olanlarda 120 kat, kalp-damar hastalığıyla birlikte şeker hastalığı olanlarda ise 241 kat artmaktadır” dedi.
Yorulmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, havaların soğumaya başladığı son günlerde gribe dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.
Domuz gribi virüsü de dahil tüm grip virüslerinin, öksürük ve aksırıkla etrafa yayılan damlacıkların içinde bulunduğunu ve bu mikropla bulaşmış havayı soluyan insanlara kolaylıkla bulaşabildiğini belirten Yorulmaz, hastalanan kişilerin gribi 7 gün bulaştırmaya devam ettiklerini kaydetti.
Grip hastalığının, hafife alınacak bir hastalık olmadığını vurgulayan Yorulmaz, şu bilgileri verdi:
”İnfluenza virüsleri denilen birden fazla virüs aracılığı ile bulaşan grip, ölümcül risk taşımaktadır. Yapılan çalışmalara göre grip her 100 bin kişiden 2’sinde öldürücü seyretmektedir ve ölüm riski, sağlıklı erişkinlere göre kalp-damar hastalığı olanlarda 52 kat, akciğer hastalığı olanlarda 120 kat, kalp-damar hastalığıyla birlikte şeker hastalığı olanlarda ise 241 kat artmaktadır. Bebekler, kortizon ya da kanser ilaçları gibi bağışıklık sistemini zayıflatan ilaç kullananlar, yaşlılar, kalp yetmezliği, amfizem, KOAH, bronşit, zatürre, alkolizm, kronik karaciğer hastalığı ve bağışıklık sistemi zayıflığı gibi sağlık sorunları olan kişiler de ölüm riski altındadır.”
Yorulmaz, grip virüslerinin sıkça değişime uğrayarak insanların bağışlık sisteminin onları tanımasına engel olduğuna dikkati çekerek, bu nedenle her insan tekrar tekrar gribe yakalanabildiğini anlattı.
Gribin, ani olarak vücut ısısının yükselmesi, baş ve boğaz ağrısı, şiddetli kas ve eklem ağrıları, halsizlik, bitkinlik, titreme ve kuru öksürük gibi belirtilerle kendini gösterdiğini vurgulayan Yorulmaz, domuz gribinde ise bu belirtilerle birlikte bazen kusma ve ishal de görülebildiğini bildirdi.
Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, gribin halk arasında soğuk algınlığı, nezle ve diğer üst solunum yolu enfeksiyonları ile sıklıkla karıştırıldığını belirterek, ”Ancak, soğuk algınlığı ve nezle, grip kadar ciddi halsizliğe, ateş yükselmesine, öksürüğe yol açmaz ve yatarak istirahat gerektirmez. Hastaların büyük bir çoğunluğu soğuk algınlığını ayakta geçirebilmektedirler” dedi.
-GRİP AŞISININ ÖNEMİ-
Gripten korunmak için vücut direncini güçlendirmenin önemli olduğuna işaret eden Yorulmaz, şöyle devam etti:
”Bu nedenle mevsim özelliklerine uygun giyinmek, kalabalık ortamlardan, aksıran, öksüren kişilerle yakın olmaktan, özellikle kucaklaşmak ve öpüşmekten kaçınmak, bol sulu gıdalar, taze sebze ve meyve tüketilmesi çok faydalı olacaktır.
Hastalıktan korunmada grip aşısı çok önemlidir. Aşı ile vücuda grip virüsünün insan savunması tarafından tanınan kısımları verilmektedir. Böylece, vücut grip virüsünü tanır ve ona karşı savunmasını harekete geçirir. Daha sonra hastalık yapan gerçek virüs ile karşılaştığında, oluşan bağışıklık çok hızlı bir şekilde virüsü yok edebilmektedir.
Grip virüsünün çok sık şekil değiştirmesi nedeniyle her yıl grip aşısı o yıl hastalık yapacak virüs için yeniden hazırlanmaktadır. Bu nedenle her yıl grip aşısı olmak gerekmektedir. Grip aşısı sağlıklı erişkinlerde yaklaşık yüzde 70 oranında koruma sağlamaktadır. Riskli grupta olanlarda ise hastalıktan korunma oranı yüzde 50′ye düşmektedir.”
-”DOMUZ GRİBİ TEDAVİ EDİLEBİLİR”-
Domuz gribi için henüz bir aşı olmadığını belirten Yorulmaz, elleri yıkamadan bebeklere, çocuklara dokunmanın, öpmenin, yiyeceklere dokunmanın grip bulaştırma açısından çok riskli davranışlar olduğuna dikkati çekti.
Yorulmaz, şunları anlattı:
”Gribe yakalanmış ya da grip olduğunuzdan şüpheleniyorsanız; öksürme ve hapşırma sırasında ağzınızı ve burnunuzu bir mendille kapatınız. Mendilinizi kullandıktan sonra ortada ya da cebinizde elinizde tutmayınız, çöp sepetine atınız. Öksürdükten ve hapşırdıktan sonra ellerinizi bol sabun ve suyla yıkayınız. Kirli ellerinizle gözlerinize, burnunuza ve ağzınıza dokunmayınız. Belirtilerin başlamasından 7 gün sonrasına ya da belirtilerinizin tamamen geçmesinden bir gün sonrasına kadar evde istirahat ediniz. Hastalığın bulaşmaması için çevrenizdeki kişilerden uzak durunuz. Bulunduğunuz mekanı sık sık havalandırınız.
Domuz gribine yakalananlar için de bu önlemler faydalı ve gereklidir. Ancak bilinmelidir ki domuz gribi tedavi edilebilen bir hastalıktır. Böyle bir kuşku varlığında kötü sonuçlanmadan iyileşebilmek için mutlaka bir hekime başvurulmalıdır.”




