Domuz Gribini Yenen Karışım

Şevki Güngör, Manisa Kırkağaç’ta yaşayan babası Emin Güngür’ün 1956 yılında yaptığı bitki karışımının şimdiye kadar başta kanser olmak üzere birçok hastalığa şifa olduğunu belirtti. Şimdiye kadar binlerce kanser hastasının kendilerinin geliştirdiği şifalı bitki karışımıyla tedavi olduğunu ve iyileştiklerini ifade eden Güngör, karışımlarının bilimsel olarak da onaylandığını söyledi. Güngör, bitki karışımının sadece kanser değil, domuz gribinden de vücudu koruduğunu dile getirdi.
Domuz gribinden korunmak için öncelikle bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi gerektiğini, bunun da bitkilerle olduğunu kaydeden Güngör, siyasilerin yaptıkları açıklamalarla kafaları karışan ve domuz gribi aşısı olmaya korkan vatandaşların bu karışımı rahatlıkla tüketip gripten korunabileceklerini söyledi. Domuz gribinden koruyan bağışıklık sistemini güçlendirici özelliği bulunan macunu herkesin evinde rahatlıkla yapabileceğini belirten Bitkisel Tedavi Uzmanı Şevki Güngör, 1 kilo Sultan ana macunu, 1 kilo bal, 1 kilo keçi boynuzu pekmezi, 100 gram bitkisel karışım tozu, 100 gram öğütülmüş üzüm çekirdeği, 10 gram zerdeçal, 20 gram kenger tohumu, 100 gram ısırgan tohumu, 10 gram zencefil, 5 gram tarçın, 100 gram polen, 10 gram saf arı sütü, 20 gram çörek otu ile birlikte derin bir kap içinde karıştırıp sabah akşam dok karnına yenilirse vücuttaki kanser hücrelerini yok ettiğini ve hastalığın ilerlemesini durdurduğunu söyledi.
Domuz Gribinden Korunmanın Yolları

Şanlıurfa Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Koç, Üniversite Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Zeynep Şimşek, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Süda Tekin Koruk, “Domuz Gribi ve Korunma Yolları” konusunda bir basın açıklaması yaptılar.
Üniversite Yenişehir Yerleşkesi Tıp Fakültesi poliklinikler önünde basın açıklaması yapan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Süda Tekin Koruk, Domuz gribinin, A tipi (H1N1), hızla yayılan bir virüsten kaynaklanan, insanlarda hastalığa yol açan bir hastalık olduğunu belirtti. Koruk, “Bu virüs daha önce insanlarda görülmezken, geçirdiği değişim sonucu artık insanlarda da görülmektedir. Hastalık ilk kez Meksika ve ABD’de görülmüş ve daha sonra birçok ülkeye yayılmıştır. Hastalığın ilk olarak saptandığı 24 Nisan 2009′dan bugüne dünyada yaklaşık 400 bin kişide hastalık tespit edilmiş ve bugüne kadar 4 bin 500′e yakın kişi ölmüştür. Türkiye’de ise Sağlık Bakanlığı tarafından 15 Ekim 2009 itibariyle 492 hasta olduğu bildirilmiştir. Henüz ilimizden hastalık bildirilmemiştir” Hastalık insandan insana bulaşmaktadır” dedi.
Hastalık belirtilerinin öksürme, aksırma sırasında direkt solunum yolu ile bulaşabileceği gibi, ortamdaki kapı kolu, masa, sandalye gibi cansız yüzeylerden eller vasıtasıyla da bulaşabilmekte olduğu belirtilen Koruk, “Belirtiler normal grip belirtileri gibidir. Bunlar; yüksek ateş (koltuk altından ölçülen 38 derece ve üzeri), öksürük, boğaz ağrısı, burun akıntısı, vücut ağrıları, baş ağrısı, titreme, halsizlik, nadiren kusma ve ishal. Önemli olan hastalığın yayılmasını önleyici tedbirleri almaktır.
Bunlar; eller en az 30 saniye ve sık sık bol sabun ve suyla yıkanmalıdır. İnsanlarla kucaklaşma, tokalaşma gibi yakın temastan kaçınılmalıdır. Öksürme ve hapşırma sırasında ağız ve burun bir mendil ile kapatılmalı ve bu mendil kullanıldıktan sonra çöpe atılmalıdır. Ev, iş yeri tipi yaşanılan alanlar sık sık havalandırılmalıdır. Vücut direncinin arttırılması için yeterli ve dengeli beslenilmelidir. Bu önlemler özellikle bölgemiz açısından çok büyük önem taşımaktadır. Çünkü gerek beslenme bozukluğu, gerekse kronik hastalıklar diğer bölgelerden daha fazladır. Bu nedenle mikrop insanlara kolaylıkla yerleşecek ve hastalığın seyri daha ağırlaşacaktır. Özellikle gerek evlerde gerekse okullarda aşırı kalabalık yaşam hastalığın hızla bulaşmasına neden olacaktır. Bu ortamların sık sık havalandırılması ve genel temizlik kurallarına uyulması önemlidir. Özellikle okullarda mutlaka sıvı sabun bulunması, öğrencilerin sık sık ellerinin yıkatılması, tuvalet, lavabo, sıra, kapı kolu gibi yerlerin bol deterjanla temizlenmesi gerekmektedir” diye konuştu.
“Hasta kişi, hastalık başlangıcından 1 gün öncesi ve 7 gün sonrasına kadar bulaştırıcıdır” diyen Koruk, “Eğer hasta iseniz ayrıca şunlara dikkat ediniz; öksürük ve aksırık esnasında ağız ve burnunuzu tek kullanımlık mendil ile kapatınız ve kullanılan mendili çöpe atınız. Hastalığı diğer kişilere yaymamak için mümkünse evden dışarı çıkmayınız. Evdeki diğer kişileri korumak için yakın temastan kaçınınız. Basit cerrahi maske kullanınız. Kişisel eşyalarınızı (havlu, diş fırçası, çatal, kaşık, nevresim, çarşaf vb.) başka kişilerle paylaşmayınız. Elle dokunduğunuz eşyaları deterjan veya 1/10 oranında sulandırılmış çamaşır suyu ile siliniz. Bol su içip, beslenmenize dikkat ediniz ve istirahat ediniz. Acil durumlarda mutlaka doktora başvurunuz. Hastalığın tedavisi vardır. Gripte kullanılan antiviral ilaçlar bu grip türünde de kullanılmaktadır. Bu ilaçlar hastalık belirtileri başladıktan sonra ilk 48 saat içerisinde verildiğinde hastalığın şiddetini azaltıp, süresini kısaltabilir. Ayrıca destekleyici tedavide şikayetlerin azaltılmasına yönelik olarak doktor tavsiyesiyle çeşitli ilaçlar kullanılabilir. Doktorun önerisi olmadan antibiyotik kullanılmamalıdır” ifadelerini kullandı.




