‘Dün gece Bülent Ersoy’u devirdim’ demek için sıradalar

04 Ekim 2011 Yazan admin  
Kategori aşk

Yeni imajı, Tarkan’la düeti, kendisinden küçük yaştaki sevgilileri, aldatılması gibi polemiklerle sık sık gündeme gelen Bülent Ersoy, İzzet Çapa’ya verdiği röportajda tüm dobralığıyla konuştu
03 Ekim 2011 Pazartesi, 09:19:59

Aşk ilişkilerinde aldatmaya inanmadığını söyleyen Ersoy, “Asla aldatmam, ama istesem yapamaz mıyım? ‘Dün gece Bülent Ersoy‘u devirdim’ diyebilmek için kaç kişi bekliyor sırada” dedi.

HT MAGAZİN / İZZET ÇAPA-ÖZEL RÖPORTAJ

Kısa bir süre önce Bülent Hanım’la bir ‘ön röportaj’ yapmıştık… Şimdi “Ön röportaj da ne ola ki?” diye sormayın, anlatamam vallahi… Ön, öndür, bu da arkası… Yani devamı :) Türkiye’nin ‘Diva’sı Bülent Ersoy‘la röportajımıza başlıyoruz…
■ Baştan güncel bir sual yöneltsem size; İbrahim Tatlıses evlendi malum. Siz Derya’cı mısınız, Perihan’cı mı, Asena’cı mı, yoksa Ayşegül’cü mü?..
Yorum yaparsam kendime ters düşerim, o hanımefendilerin hepsini tanırım. Arkadaşımız çokeşli zaten…
■ Bu arada en az İbrahim Bey’in evliliği kadar, sizin yapacağınız izdivaç da insanların kafasında soru işareti. Genç eşler konusunda çok eleştiriliyorsunuz…
Hissettiğim yaştayım. Ayrıca bu benim özel hayatım. İnsanlar kendine baksın. O zaman ben de sorarım, “Millet, para uğruna kendilerinden 40-50 yaş büyük erkeklerle nasıl beraber oluyor?” diye.
■ Berk ile o genç kızın görüntüleri çok yazılıp çizildi. Çekemiyorlar mı sizi?
Bir kadınla bir erkek eskiden yan yana gelemez, arkadaşlık edemezlerdi. Şimdi gayet normal arkadaşlık ediyorlar. Birlikte yürürken görülmüşler. Bunda ne var?
■ Beyefendinin kulağını çektik mi?
Haşa… Haddim değil. İlişkilerimde Bülent Ersoy‘luk yoktur. Ayrıca hanımefendiyi de tanıyorum. Uzatmanın da anlamı yoktu.

 Bülent Ersoy’un yeni imajı…

‘SIRADA BEKLEYENLER VAR’
■ Peki hep aldatıldığınız konuşuldu. Ya Bülent Ersoy? O hiç aldattı mı?
Asla. Benim lugatımda bir evliliği, bir ilişkiyi bitirmeden böyle teamüllerde bulunmak olamaz. Birini beğenirsem, zaten öbür ilişkimi bitiririm.
■ “Bende ihanet yok” diyorsunuz…
Kesinlikle. İstesem yapamaz mıyım? En âlâsını yaparım. “Dün gece ben Bülent Er-soy’u devirdim” diyebilmek için kaç kişi bekliyordur sırada. Sadece bir gece. Evlilik, nişan, düğüne gerek bile yok. Ama yapmam, yapamam.
■ Pek çok kişi sizi üzecek eleştirilerde bulundu…
Dinime küfreden Müslüman olsa. Beni kritize edecek kapasitede olmayan insanlar meydanı boş buldu, ahkâm kesiyorlar.
■ Daha açık konuşsanız. Kim onlar ve ne yaptılar da “Dinime küfreden” diye tanımladınız?
Konuşturmayın beni. Şarkıcı olmak için, müzik dersi aldığı hocasının parasını vermemek için, hocasıyla nikâhsız beraberlik yaşayan ve alt kadromda çalışan ‘namus abidelerini’ bilirim bu âlemde. Kim onlar?
Niçin bana soruyorsunuz? Bunu bana değil Coşkun Sabah Beyefendi’ye soracaksınız.
■ Peki gelelim yeni imajınıza… Yıllardır klasik görüntüsüne alıştığımız Bülent Ersoy, yeni albümüyle birlikte herkesi şaşırtacak bir görüntüye büründü. Yepyeni bir imaj, seksi bir görünüm, seksi kıyafetler falan…
Her şeyden önce çok iyi okurum… Hakkımda konuşmak isteyen insanları önce sesimle döver, sonra da bilgimle gömerim. Benim sesle, sanatla ilgili problemim yok.
■ O hepimizce malum. Ben yeni imajınızı sormuştum…
Bülent Ersoy‘un yaşı yok ya, modası da geçmez. Mevsimler değişir Bülent Ersoy‘un mevsimi aynı kalır. Ben her devrin, modası geçmeyen bir markasıyım. Allah’ın dokuduğu kumaş hiçbir zaman bozulmaz.
■ Aslında çok müşkülpesentsiniz değil mi? Giyim kuşam, arkadaş seçimi…
Evet efendim ziyadesiyle..
■ Peki Kıbrıs’ta Hülya Avşar’la… (Tam bu esnada, neredeyse lafı ağzıma
tıkarcasına konuşuyor)
Lütfen, bu konuyu hiç açmayınız. O adı telaffuz dahi etmek istemiyorum, çünkü ağzım çok kıymetlidir benim.
■ Adını telaffuz edemiyor musunuz?
Edemem değil etmem. Edemem ayrı, etmem ayrı. Anlatabiliyor muyum!
■ Peki sizinle yaptığımız ilk röportaj sonrası Fahrettin Aslan’la ilgili söyledikleriniz için insanlar üzerime geldi, ölmüş bir insanın arkasından konuşmuşmuşuz!..
Fahri Bey konuşamaz, rahmetli oldu ama kendinden hasıl olma çocuğu var yaşayan, Sacit Bey. Ayrıca yaşanıl mışlıkları dile getirmek benim en doğal hakkım. Tarih niye yazılır; okunsun diye…
■ O konuşmamızda “Fahrettin Aslan’la platonik flört ettim” demiştiniz. Biraz daha açar mısınız bunu?
Ne diyeyim şimdi? Sacit Aslan’ın cici annesiydim. Onu mu söyleyeyim?
■ Madem bu kadar özele girdik, müsaadenizle soralım: Fahri Bey’in dışında başkasından da dayak yediniz mi?
Hayır. Sadece Fahri Bey’den… Onu da çarpıtarak anlatıyor insanlar. Üstelik Fahri Bey’den bir değil, iki kez dayak yedim.
■ Peki ikincisi neden? Maksim’in kulisinde bir tokat attı. Ama beni çok severdi. Her türlü sevgiyi bende bulmuştur.
Bir de geçenlerde şarkıcı Doğuş’un bir açıklamasını okudum. “Parasız günlerimde karşıma çıksa ben de Bülent Ersoy‘la evlenirdim” diyor. Doğuş o zamanlar zaten karşıma çıkmıştı… Nasıl yani? Ne oldu peki? Ben kendisini seçme hakkımı kullanmadım efendim.

Tarkan‘ın huyu suyu bana benziyor’
■ Son albümünüz için Tarkan‘ la düet yaptınız… O da sizin gibi çok titizmiş diyorlar…
Doğru… Ben stüdyoya girdiğimde çok vıdı vıdıcıyımdır. Her şeyin üzerinde fazlasıyla dururum ama bir de baktım ki maşal lah onun da benden aşağı kal ır yanı yok. O zaman dedim ki; “Demek büyük starl ar hep böyle zor tatmin oluyor ve mükemmel iyetçi oluyorl ar!”
■ Neler oldu stüdyoda?
Ben yüksek topuklarla gitmiştim stüdyoya. Çıkardım ayakkabıları, taktik ikimiz de kulaklıkları. Şarkının “Kooooor koor azgın yangınlarda can evim, ciğerim yanıyor” kısmını beraber okuyoruz. Dinliyoruz sonra… Bir daha dinliyoruz… “Bir daha okuyalım mı?” diyoruz… Bir daha, bir daha derken gün ağardı ezanlar okundu bitti… Ama hakikaten iftihar edilecek bir iş çıktı ortaya… Maşallah Tarkan Beyefendi’nin de huyu suyu bana benziyormuş.
Tarkan‘ın kıl tarafları da var mı peki?
Ne münasebet, eserini hediye etti… Bir de geldi stüdyoda düet yaptı…
■ Para almadı mı?
Hediye etti diyorum ya… “Bir ricam var, bugüne kadar hiç kimseden bir şey istemedim… Sizin sesinizle büyüdüm, bir resim çektirebilirdik. Böyle ufak şeylerle mutlu olan bir ruh asaleti var.

‘Kıvanc’ı getirdiler de ben seçmedim!’
■ Diyelim ki ıssız bir adada yaşamaya mahkûmsunuz. Kıvanç Tatlıtuğ, Beyazıt Öztürk, Acun llıcalı… Birini seçeceksiniz. Ama unutmayın bunun yemeği var, odun toplayıp ateş yakması var… Hangisini seçerdiniz?
Anlıyorum efendim. Ayrıca aşkı var, meşki var, her şeyi var bunların.
■ Tabii, olayın o boyutu da var…
Başka seçenek yok mu?
■ Niye ki?..
Çünkü hiçbirini seçmezdim. O kırmızı çocuk var ya, hani bütün kızlar ona hayran.
Kıvanç Tatlıtuğ mu?
Ya evet. Onu bana zamanında getirdiler. Karşıma geldi diğerleriyle birlikte. Sebilhane bardağı gibi dizildiler. Erkan Özerman getirmişti bana onları bir klip çekimi için. Ben seçmemiştim onu, ama şimdi insanlar bayılıyorlar.
■ Çirkin olduğu için mi?..
Yok, yok. Hiç alakası yok. Çocuklar genç çocuklardı o zaman. Yarışmaya da girmişl erdi. Ama ben yine de seçmemiştim. Kim bilir belki benim zevksizliğim de olabilir yani.
■ Estağfurullah…
Yani, olabilir… Çünkü ben esmer seviyorum.

Aşk büyüsü canbar.Aşk büyüsü nasıl yapılmalı?Canbar aşk büyüsü tarifi.

27 Kasım 2009 Yazan admin  
Kategori aşk

Devamını oku

Aşk….

22 Kasım 2009 Yazan admin  
Kategori aşk

8we9Sevgilim sabahın erkenini seviyor,
ben geceyi ve esmerliğini onun,
o dorukları sevior, korkuyor bundan
ben rüzgarla buluşan tepeyi, tuhaflığı,
ona bir yeşil gülümsüyor,
ben, hayatı delice sevdiysem nasıl,
diyorum, seni de öyle.
O kendi boşluğunda oyalanan günlerde
canı sıkılan bir çocuk gibi uyuyor,
ben göğe bakıyorum geceden,
kendi çukurunu bulmuş deniz gibiyim
diyorum, yanında,
o sabahları eğilip öpüyor denizi.

Çıplağın çıplağımda, rüzgarın dağımda olsun,
esmerliğin gecemde, öyle kal.
“Bulutlara bak, gidiyorlar, hızla” diyorsun,
yağmur bir yalıyor yüzümü,
bir duruyor. Sabahları eğilip yüzüme
öpüşün geçiyor bir, bir duruyor aklım.

Su ve rüzgar, dağ ve doruk, sonsuz hepsi,
oysa camdaki sardunya gibi üşür
bana biçtiğin ömür, ölüm geliyor aklıma bir
bir, çıplağın çıplağımda.

Rüzgarın dağımda olsun esmerliğin gecemde
öyle kal, sana sonsuz sarıldığımda.

Herkes Bilsin Aşkımı

20 Kasım 2009 Yazan admin  
Kategori aşk

Sen baharın yağmurla getirdiği özlemdin içimdeki, sen çiğ tanesi kadar saf ve ne olduğunu asla anlayamadığım yanımdın benim ve denize düşüp de ıslanmaktan korkutan bir savaştın yüreğimde…
Hiç görmediğim birinden nefret ettim onu sevdiğin için. Ve sonra dayanamaz oldu gönlüm bu ağırlığa. Seni görmekten acımaya kanamaya başladı. Tükeniş başladı benim için ömrümün baharında.

Özlemini her gece koynumda hissettiğim ve hiçbir zaman seni sevmekten vazgeçmediğim için özeldin. Sonra gözlerle yüzüme baktığında ya da her kavga edişimizde fırtınalar kopardı yüreğimde, sen hiç bilmezdin. Benim susuşum senin kaçışını desteklerdi belki de. Belki de gerçekten söyleyemediğim sözlerle doldu kalbim ve sen her seferinde gün batışını anımsattın bana, onun kadar güzel onun kadar huzur verici. Aslında hem onun kadar uzaktın bana hem de yakınımda hissettim seni, uzanıp tutacak kadar yakınımda.

Uzaktan sevmeyi hiç sevmiyordum ama uzaktan sevmek zorundayım. Kimse bilmemeliydi seni sevdiğimi , sonra kopup giderdin benden, arkadaş bile kalmazdın bilirdim. Bir sevdiğin vardı konuşurlarken duymuştum. Sonrada sen anlattın bana sevgilini.

Çok tatlıydın o gülen koskoca gözlerinle rüyalarımda gördüm seni. Kumsalda dolaştığımızı, ay ışığında dans ettiğimizi gördüm ve her gerçeğe dönüşümde hayaller biraz daha uzaklaşmaya başladı benden. Artık biliyordum seni benden ayıracak hiçbir şey kalmamıştı. Yüreğimden seni söküp atacak hiçbir güç bulamadım.

Bir sonbahardı hatırlıyorum. Sararmış yapraklar caddelerde telaşlı insanlarla doluydu ve ben ilk kez hatırlıyordum yaşamanın ne demek olduğunu. Kuşların öttüğünü fark ettim ve denizin mavi olduğunu ve dünyanın senin etrafın altında dönmediğini. Hala seni seviyorum, hala seni görüşümde yüreğim kanatlanıp uçacakmış gibi hissediyorum. Ama artık biliyorum aşk tek kişilikte yaşanabilir ve zaten sen bunu anladığım günden beri daha yakınsın bana. Belki de beklediğim buydu güvenmemdi kendime. Şimdi her şeyi fark ederek yaşıyorum ve her şeyin tadına varıyorum ama hala bir yerim eksik biliyorsun. Ama bende biliyorum ki hiçbir şey eksik kalamaz.

Elmanın bile iki ayrısı vardır ve benim eksik tarafım sensin.

Aşk benim hiç Senim olmamış

20 Kasım 2009 Yazan admin  
Kategori aşk

Devamını oku

Cihan DALMIŞ

20 Kasım 2009 Yazan admin  
Kategori aşk

Sen benim içimdeki büyük yangınların adı… Ben senin gecendeki mavi ya da günündeki sarı… Sen benim şehrimdeki bütün sokakların adı… Ben senin yüzündeki çizgi, dünündeki anı… Hadi kalk gel bul bi bahane… Birazcık heves biraz cesaret… İlk günkü gibi duruyor hala… Kalbin ömürlük bende emanet… Devamını oku




Aşk Mesajları Ayrılık Mesajları Evlilik Sözleri Komik Sözler Türkü Sözleri Yalnızlık Mesajları Sitem Sözleri Nefret Sözleri Ulusal Gazeteler Günlük Gazeteler İngilizce Gazeteler Yerel Gazeteler Spor Gazeteleri KKTC Gazeteleri Azerbaycan Gazeteleri Yerel Dergiler Formda Kalmak Diyet Hakkında Cilt Bakımı Yüz Bakımı Vücut Bakımı Sağlıklı İlişki Seksi Olmak Kalp Çalma Wipeoutturkey Hastaneler Tren Seferleri Bankalar AOF Büroları Tc Kimlik No SSK Hizmet Dökümü Sinema Emekli Sandığı Key Ödelmeleri Bağkur Bilinmeyen No'lar AÖF Sonuçları KPSS Sonuçları Hava Durumu Posta Kodları İl Trafik Kodları Fenerbahce Beşiktaş Galatasaray Trabzonspor Sansa Bak On Numara Şans Topu Sayısal Loto Milli Piyango Atyarışları iRc Komutları Op-Sop Kuralları miRc Script Duvar Yazıları Rüya Tabirleri Kitap Hazır SMS ler Diziler

Sohbet ilkyardim eğitim merkezi