arğan yağı

18 Ocak 2012 Yazan admin  
Kategori Sağlık, Çeşitli

www.drogpa.com Kampanya inanilizmaz firsat arğan yağ cilt bakım ürünü

arğan yağı
http://www.drogpa.com/aran-p-2193.html

arğan yağı
Büyük resim için tıklayın
ORJİNAL FİYATI : 15.00 TL
KDV DAHİL : 15.00TL
Canlı Destek

Yorumları görmek/eklemek için tıklayınız.

http://www.drogpa.com/aran-p-2193.html

ARGAN YAĞI - 50ml kampanya 15 tl

FASLI KADINLARIN GÜZELLİK SIRRI…

İçeriğinde zengin oranda Omega 9, Omega 6, E vitamini ve Steroller barındıran bu Mucizevî Yağ Cilt hücrelerinin yenilenmesini sağlar, yaşlanmayı geciktirir (anti-aging). Cildi besleyici ve tedavi edici özellikleri vardır. Gençleştiri etkisinin yanısıra, saçların nemlendirilmesinde ve bakımında etkileyici sonuçlar verir.

Argan Yağı Yaşlanmayı Geciktiricidir (Anti-Aging). Kahverengi Noktaların, Yüzdeki Sivilcelerin, Boyun Çizgilerinin, Selülit ve Çatlak İzlerinin Giderilmesinde yardımcıdır, Kuru kırılgan ve solgun saçlarınıza Parlaklık ve Canlılık Kazandırmaya yardımcıdır.

KULLANIMI:

Cilt temizlendikten sonra parmak uçlarıyla hafif masaj yapılarak uygulanır.

UYARILAR VE ÖNLEMLER:

Hamilelerin ve Çocukların Doktara danışmadan kullanmaları önerilmez. Güneşten koruyucu olarak kullanılmaz. Ürünü uzun süre güneş ışığın altında tutmayınız, aksi taktirde protein dengesi olumsuz yönde etkilenecektir. Serin ve kuru bir yerde, ağzı sıkıca kapatılmış halde muhafaza ediniz.

YAN ETKİLERİ :

Aşırı kullanımında ciltte kızarıklık gibi sağlık sorunlarına sebep olabilir, böyle etkiler görüldüğünde doktorunuza başvurunuz.

Herhangi bir yan etkisi göründüğünde doktorunuza başvurunuz.

İÇİNDEKİLER :

Argan Yağı

Ürün 50 ml olup, Son Kullanma Tarihleri Uzundur (Bir Yıldan Fazladır).

Argan Yağı sadece yüze uygulanmaz. Vücudun tüm bölgelerine de uygulanabilir. Cildinizin yenilenmesine ve nemlenmesine yardımcı olacak, cildinize doğal güzelliğini geri verecektir.

Argan Yağı’nı tüm vücudunuza yatmadan önce uygulayın. Cildiniz elastikiyet kazanacaktır ve gözle görülür etkilerini ise birkaç gün içinde fark edeceksiniz.

Argan Yağı vücuda uygulandığında cildinize hızlıca nüfuz eder ve herhangi bir parlaklık veya yapışkanlık oluşturmaz. Aslında etkisi tam olarak cilde yumuşaklık vermesi, sıradışı bir dokunuş hissi uyandırmasıdır

Argan Yağı, morocco Yağı, Fas Argan Yağı, argan yağı nedir, argan yağının faydaları, argan yağı kullanımı, argan yağı fiyat, argan yağı nasıl kullanılır, argan yağı satış, Argania Spinosa, yaşlanmayı geciktirme, yaşlanmayı geciktiren bitkiler, yaşlanmayı geciktiren besinler, yaşlanmayı geciktiren kremler, yaşlanmayı önleyen kremler, yaşlanmayı durdurmak, yaşlanmayı önleme, Anti-Aging, Selülit ve Çatlak İzleri giderilmesi, ciltteki yaşlanmayı önleyici, yağlı cilt, Kırışıklık giderici, Göz altı kırışıkık giderici sivilce, egzama, sedef hastalığı ve tedavisi, egzama hastalığı ve tedavisi, ergenlik sivilcesi, ergenlik sivilcesi ve tedavisi, Kahverengi Noktaların tedavisi, Kahverengi Noktalar nasıl giderilir, Göğüs Bakımı, sebum, sebum nedir, morokko Yağı, sıvı altın argan, Organik Argan Yağı, argan yağı fiyat anti aging, anti-aging, anti eycing, cilt yağı, yüz yağları, yüz bakımı, sivilce kremi, gençleştirici yağ, Saç nemlendirici yağ, Soğuk pres argan yağı, organik cilt bakımı, Pure Argan Yağı, Pro nail, arganöl pur, saf Argan Yağı, yemeklik argan yağı, Toptan Argan yağı, arganaöl, Selülit, Akne, Egzama hastalığı ve argan yağı, Sedef hastalığı ve argan yağı, arganolie, Argan olie, Argania öljy, oleju arganowego, arganolja, liquid gold of Morocco, Fasın sıvı altını, Saçlar nasıl nemlendirilir

Bazı Zayıflama Ürünlerindeki Ölümcül Madde Bulundu!

14 Aralık 2011 Yazan admin  
Kategori Sağlık

Artık “Hangi zayıflama ürününe güvenmeliyim” derdi bitti. Türkiye’de bir ilk gerçekleşti ve formülünde daha önce ölüm nedeni olarak gösterilen ‘Sibutramin’ maddesi barındırmadığı bakanlık tarafından belgelenen bir zayıflama ürünü piyasa çıktı!

Ayrıntılı bilgi için tıklayın.
Amerika Birleşik Devletleri Gıda ve İlaç Dairesi, içeriği açıklanmamış ve Sibutramin gibi zararlı kimyasalların olmadığına dair belgesi bulunmayan zayıflama ilaçları ile ilgili bir uyarıda bulundu. 22 Aralık 2008′de zayıflama amacı ile satılan 28 farklı ürünün alınmaması ve kullanılmaması gerektiğini açıkladı.

O zamandan bu yana FDA analizleri, kullananların sağlığını riske sokacak 41 zayıflama ilacı daha belirledi. Bazıları “besin takviyesi” olarak sunulan bu zayıflama ilaçları bazı Web sitelerinde ve perakende satış mağazalarında satılmaktadır. Bazılarının “doğal” olduğu ya da sadece “%100 bitkisel” içerikli iddia edilmektedir fakat gerçekte ürün etiketlerinde ya da reklamlarda belirtilmeyen zararlı maddeler içermektedirler. Bu tür ürünleri alırken Sibutramin Kimyasal maddesinin olmadığını iddiaa edenlere değil, ürün analizlerinde Sibutramin olmadığına dair belge alan ürünler tercih edilmelidir.

Zayıflatıcı bir kimyasal madde olan Sibutramin, bazı zayıflama haplarında kullanılmış ve her yıl bir çok kişinin öldüğü haberleri basında boy göstermişti. Bu durum bazı ürünlerin piyasadan toplantılmasına ve halkın zayıflama ürünlerine karşı güveninin sarsılmasına yol açmıştı.

Türkiye’de yasak ve Bakanlık tarafından izin verilmemesine rağmen yasa dışı olarak satışları halen yapılmakta. Sadece haplarda değil, jel, krem, sprey gibi bir çok ürünün içinde de olabiliyorlar. En son ‘Altın Çilek Meyvesi’ gündeme oturmuşken yapılan içgüzarlıkla, Altın Çilek ile yakından alakası olmayan, içerisinde ‘Altın Çilek Meyvesi’ dahi bulunmayan, hiç bir işe yaramayan ürünlerle vatandaş bir kez daha kandırıldı. Ve içinde ‘Sibutramin’ bulunan hapları satarak vatandaşın sağlığını hiçe sayarak yapıldı!
Konuyla ilgili olarak Uzmanlar, “”Üstüne basa basa ‘Altın Çilek Meyvesi Zayıflatıyor’ desekte hapı zannedip içeriğinde Meyve’nin tozunun bile bulunmadığı ürünleri alan vatandaşımız artık uyandı.

Hiçbir raporu bulunmayan sadece iddia ile ispatlanmaya çalışan ürünlere her gün yeni bir tanesi ekleniyor. İhtiyaçlarımızdan tabiki vazgeçmeyeceğiz. Fakat artık güvenilir firmalardan ve belgeli ürünlerden temin etmeliyiz. En önemlisi bu tür ürünleri alırken ‘Sibutramin Kimyasal İçermez’ belgesi olup olmadığı kontrol edilmelidir” şeklinde açıklamalarda bulunuyor.

Tamam da Sibutramin olmadığına dair belgesi bulunan ürün var mı demeyin evet var!

ALKA Form, Tarım Köy İşleri Bakanlığı İstanbul İl Tarım Müdürlüğü tarafından yapılan incelemelerde içeriğinde ‘Sibutramin Bulundurmaz Raporu’ verilen ilk ürün olma özelliğini taşıyor. Son zamanlarda adına sıkça rastlanan ALKA Form Ürünleri, özellikle bu konuda bu yıla damgasını vuracak gibi görünüyor. Çünkü Firma bir çok konuda belgeleriyle ve bilimsel araştırmalarıyla konuşuyor. Zayıflama ilaçlarına endişeli yaklaşan vatandaşın ve sanatçıların vazgeçilmezi olacak gibi gözüküyor.

Firma yetkilileri, gözlemlerine göre düzenli Alka Form kullanımı ve spor aktivitesi eşliğinde ayda 10 kiloya kadar verilebileceğini söylüyor

WhiteLight Diş Beyazlatıcı Nedir ?

11 Aralık 2011 Yazan admin  
Kategori Sağlık

White Light, dişlerinizi çok kısa bir süre içinde inanılmaz derecede beyazlaştıran çok özel bir ürün! Diş hekimine gidecek zamanınız, paranız ya da sabrınız yoksa, White Light sizin için mükemmel bir ürün. Ayrıca, evinde haftalar ya da aylar süren diş beyazlatma işlemleriyle uğraşmak istemeyenler için son derece elverişli.

White Light diş beyazlatma sistemi, diş hekimine avuç dolusu para vermeden evde uygulayabileceğiniz bir işlemdir. White Light’ın en iyi yanı, bir lazer diş beyazlatma işleminin tüm avantajlarını, hızlı ve kolay kullanımıyla sunabilmesidir.

Videoda da gördüğünüz gibi, WhiteLight Diş Beyazlatma Sistemi, dişlerinizi süratli bir biçimde beyazlatmak için ışık veren, devrim niteliğinde bir üründür. Sadece 10 dakikanızı alacak!

Benzersiz, patent bekleyen WhiteLight sistemi evde kullanılmak üzere tasarlanmıştır ve kullanımı son derece kolaydır. Özel formüllü jelle birleştirilmiş gelişmiş ışık sistemi, yüzeydeki lekeleri çabucak ortadan kaldırır ve saklı lekeleri ortadan kaldırmak için derinlere nüfuz eder.

1 Haftaya Bedel 2 Günlük Diyet

10 Aralık 2011 Yazan admin  
Kategori Sağlık

Uzmanlar bu diyetin haftalarca süren diyetlerden çok daha etkili olduğunu kanıtladı.
Haftalarca kalori hesabı yapmak yerine, bir haftada yalnızca 2 gün karbonhidrat almayanların kilo vermede daha başarılı olduğu belirlendi.
İşte haberin detayları…

Kış Mevsimi Bizi Çirkinleştiriyor

08 Aralık 2011 Yazan admin  
Kategori Sağlık

New York’ta yapılan bir araştırma kış mevsiminin bizi daha yaşlı gösterdiğini ortaya çıkardı.
Elmaelma.com - Daily Telegraph’ın güzellik uzmanlarının yaşları 27 ve 60 arasında değişen 5 bin kadın arasında yaptığı araştırmanın sonuçlarına yer verdiği haberine göre, soğuk geçen aylarda yeterince güneş ışığı alınmaması nedeniyle deri soluklaşıyor ve kadınlardaki gözaltı torbaları daha koyu görünüyor.

Daha az D vitamini alınması sonucunda, daha fazla yorgunluk hissedildiği ve mutluluk hormonu olarak bilinen serotonin üretiminin azaldığı vurgulanıyor

10 Soruda Sağlık Testi!

08 Aralık 2011 Yazan admin  
Kategori Sağlık

Kendinizin doktoru olun ve bu testi çözün. Bakalım, sağlıklı olmak için ne kadar çaba harcıyorsunuz?
Sağlıklı beslenmek göründüğü kadar zor değil, yapmanız gereken aslında 10 temel kuralı atlamamak.

Durumunuzu öğrenmek için testi çözmeye hemen başlayın…

SORULAR- Kendinize en uygun seçeneği işaretleyiniz!

1- Her gün aynı saatte mi yemek yersiniz?

a) Evet her gün sabah, öğle, akşam vb. bütün öğünlerimin saatleri bellidir! ( 3 puan)
b) Sabah ve aksam yemek saatlerim bellidir fakat öğlen yemeğim belli olmuyor! (2 puan)
c) Sabah kahvaltım belli olmuyor fakat öğle ve aksam düzenlidir! (1 puan)
d) Ne zaman acıkırsam o zaman yiyorum! (0 puan)

2- Sabah kahvaltısı ile aranız nasıl?

a) Sabah kalkınca kendimi iğrenç hissediyorum, canım yemek istemiyor! (0 puan)
b) Bir dilim ekmek, biraz peynir ve zeytinle beraber çayımı yudumluyorum! (2 puan)
c) Meyve suyumla beraber, domates, salatalık vb.. kahvaltı soframa özen gösteriyorum! ( 3 puan)
d) Sabah mı? Bir bardak demli çay içtim mi tamam! (1 puan)

3- Meyve sever misiniz?

a) Meyve mi? Ne biliyim pek aramam, ama olursa yerim? (1 puan)
b) Aaa her gün muhakkak iki porsiyon yerim! ( 3 puan)
c) Meyve yemem ama suyunu içerim!! (2 puan)
d) Her meyveyi yemem, aslında pek meyvede sevmem!! (0 puan)

4- Dışarıda yemek yer misiniz?

a) Param olursa dışarıda yerim, bulaşık derdi yok!! (1 puan)
b) Çok güvenmiyorum dışarıda yemeğe ne olduğu belli değil! ( 3 puan)
c) Fast-Food seviyorum, öyle restaurant falan hoşuma gitmiyor!! (0 puan)
d) Ben restaurant seviyorum ama çok incelerim güzelse giderim!! (2 puan)

5- Sporla aranız nasıl?

a) Arabam var! Yürümek mi Allah korusun!! (0 puan)
b) İş yerim yakın yürüyerek gidiyorum!! (1 puan)
c) Her hafta sonu arkadaşlarla maç yapıyoruz!! (2 puan)
d) Her akşam düzenli olarak bir saat tempolu yürüyüş yapıyorum!! ( 3 puan)

6- Her zaman sorarlar dimi? Sigara kullanıyor musunuz?

a) Evet kullanıyorum! (0 puan)
b) Hayır kullanmıyorum!! ( 3 puan)

7- Yemeklerde hangi tür yağ kullanıyorsunuz?

a) Sıvı yağ kullanıyorum, genellikle ay çiçek yağını tercih ediyorum! (2 puan)
b) Bende sıvı yağ kullanıyorum fakat zeytin yağı tercih ediyorum! ( 3 puan)
c) Sıvı yağ yemeğimin tadını bozuyor, ben margarin tercih ediyorum! (1 puan)
d) Ne sıvı yağ ne margarin, ben tereyağsız yapamıyorum!! (0 puan)

8- Hiç diyet yaptınız mı?

a) Ben kilolarımla mutluyum diyete ihtiyacım yok! (2 puan)
b) Gazete de bir diyet görmüştüm çok güzeldi!! Onu yaptım ama olmadı!! (0 puan)
c) Doktora gittim o bana bir diyet verdi ve onu uyguladım!! (1 puan)
d) Bir diyetisyene gittim ve bana düzenli beslenmesini öğretti!! ( 3 puan)

9- Balık sever misiniz?

a) Çok balık yemem, ayda yılda bir kere!! (1 puan)
b) Balık hiç sevmem! (0 puan)
c) Balığa bayılıyorum, haftada bir kez mutlaka yerim!! ( 3 puan)
d) Severim ama her zaman yiyemiyorum, ama ayda bir mutlaka girer evimize!! (2 puan)

10- Alkolle aranız nasıl?

a) Alkol mü tövbe, kolonya bile sürmem!!
b) Akşam yemeklerinde bir kadeh içerim!
c) Ben içerim valla! bir, iki, üç fark etmez…..! (0 puan)
d) Özel günlerde içerim ayda yılda bir!

Tıp Ne Diyor?

1- Düzenli yemek sağlıklı beslenmenin temel taşlarından biridir. abartılı gelmesine karşın her gün beslendiğimiz saatin bile aynı olması vücudumuz ve kilolarımız için çok önemlidir!!

2- Sağlıklı beslenmede önem arz eden diğer bir hususta öğün atlamamaktır. Gün içerisindeki her öğünümüzde muhakkak beslenmeli ve hiçbirini atlamamalıyız ki, bu öğünlerin için de kahvaltının önemi büyüktür! Bütün bir güne dinç başlamak, uykudan sersemlemiş vücudumuza iyi bir start vermek için kahvaltı çok büyük rol oynar!

3- Meyveler vücudumuz için çok önemli besin öğelerini barındıran yiyeceklerdir! Vücudumuzu bir motor gibi düşürsek eğer, vücudumuz her bir parçasından daha iyi performans almamızı ve her parçanın daha uzun ömürlü olmasını sağlayan destekleyici unsurlardır meyveler. Tabi bunun yanında sebzelerimizi de unutmamamız gerekmektedir!

4- Ev dışında yemek her zaman çok sağlıklı değildir! Özellikle de dünya da gittikçe yaygınlaşan fast-food tarzı beslenme içerdiği besin öğeleri bakımından vücudumuza zarar vermektedir! Vücudumuza fazla kalori sağlamalarının yanında, kilo alımını kolaylaştırmakta ve alınan kötü yağlar kalp-damar hastalıkları ve kolesterol gibi tehlikelere neden olmaktadır! Ev dışında yemek yerken iyi ve kaliteli bir yer olmasına, temiz olmasına dikkat etmeli ve mönüde seçim yaparken sipariş verdiğiniz yemeğin nasıl yapıldığı hakkında bilgi alınız. (ızgara mı olduğu, hangi tür yağ kullanıldığı vb.)

5- Bir önceki soruda da belirttiğimiz gibi yaygınlaşan bu kötü beslenme tarzı ve ne yazık ki beraberinde gelen hareketsizlik insan sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Sporun sağlıklı yaşamda ve düzenli beslenmedeki rolünü uzun uzun anlatmaya gerek olmadığını düşünüyorum. Mutlaka ama mutlaka kilo probleminiz olsun veya olmasın sporu yaşamınızdan uzak tutmayın! Her gün düzenli aktivite yapmaya dikkat edin. En güzel ve en kolayı her akşam bir saat tempolu bir yürüyüştür ve size çok şey kazandıracaktır.

6- Sigaranın zararlarından bahsedecek değiliz! Bir diyetisyen olarak şunları söyleyebilirim ki! Yol açtığı iştahsızlık, ve en önemlisi de yediğimiz besinlerden tat alamamak. Sigaranın vücudumuza bir yükü de, normalde vücudumuza gerekli bazı besin öğelerinin alınması gereken miktarının sigarayla beraber 2 katına çıkmasıdır. Bir an önce sigarayı bırakmalı bence!

7- Yemekler de kullandığımız yağın cinsi çok önemlidir. Vücudumuzdaki total kolesterolün yükselmesi ve kötü huylu kolesterolü arttırması yönüyle katı yağlar tehlike arz etmektedir. Kullandığımız sıvı yağlar içerisinde zeytinyağına verdiğimiz önem, içerdiği yağ asitleri bakımından kalp-damar hastalıklarının önlenmesinde çok büyük bir önemi vardır!

8- Kilo veya insandaki ağırlık fazlalığının bir çok etkeni vardır! Bunlardan ilk iki sıra yer alan beslenme tarzı ve genetik faktörlerdir! Önceden yapılan diyetler veya beslenme tarzındaki değişiklikler, ağırlığınızda bir değişikliğe neden olduysa genetik açıdan bir sorununuz yok demektir. Diyet yaparken mutlaka bir diyetisyenle görüşmeniz gerekmektedir. Diyetler kişiye özel olduğundan bir gazetede verilen diyetin size hiçbir faydası yoktur! Yapılan diyet bir fayda gibi gözükse de bu vücudunuzun sizi kandırmasından başka bir şey değildir! Gazete diyeti esnasında eğer bir kilo azalması var ise bu sonrasında iki misliyle geri alınacaktır! Bunun yanında bir tıp doktorundan aldığınız bir diyette size faydalı olmaz çünkü tıp doktorları bunun eğitimini almamışlardır! Tıp doktorlarının eğitimleri esnasında aldıkları beslenme eğitimini de onlara diyetisyenler vermektedir! Diyet için diyetisyen dimi ama!

9- Balık ve balık yağı içerdiği besin öğeleri bakımından çok faydalıdır! Meyve ve sebze, zeytinyağı gibi balıkta altın besinler arasındadır! Hafta da bir kez veya iki hafta da mutlaka tüketilmelidir.

10- Alkol tüketimi hakkında iyi olan çok fazla bir şey yoktur! Sadece akşam yemeklerinde bir kadeh kırmızı şarabın yararlı etkileri olduğu söylenmektedir. Fakat aynı etkiyi pekmez de göstermekte hatta daha faydalıdır! Ama alkolün aşırı alımının beden ve ruh sağlığına olumsuz etkileri herkes tarafından bilinmektedir.

Eğer testinizi bitirdiyseniz şimdi verdiğiniz cevapların karşısındaki puanları toplayabilirsiniz!

0 - 9 arası puan
Bence biraz daha sağlığınıza özen göstermeli ve biraz daha iyi beslenmeli ve yaşınız daha fazla ilerleyip hastalıklar ortaya çıkmaya başlamadan bir önce toparlanmalısınız!

10 - 19 arası puan
Aslında iyi besleniyorsunuz ama ufak tefek eksikler var gibi! Daha fazla dikkat daha fazla sağlık kimseye bir şey kaybettirmez aksi gibi kazandırır dimi?

20 - 27 arası puan
İşte budur! İnsanın kendini biraz sevmesi diyebiliriz!! Yaşamın tadına varmak, uzun yıllar sağlıklı yaşamak için özen gösterenlerdensiniz! Tebrikler!

Cilt Gençleştirmede Çığır Açan Yenilik

07 Aralık 2011 Yazan admin  
Kategori Sağlık

Estetik operasyonlara alternatif olarak sunulan, Amerika’da son günlerin en beğenilen teknolojisi ‘Ulthera’ şimdi Türkiye’de!
Elmaelma.com - Ultrasound, en bilinen tanımı ile anne karnındaki fetüsü izlemeye imkan tanıyan bir teknoloji. Şimdi aynı teknoloji ile elastikiyetini kaybetmiş, sarkmış, kırışmış ciltler ve düşük kaşlar ameliyata gerek olmaksızın gerdiriliyor. Bu işlemi neredeyse yarım saat süre içinde gerçekleştiren mucizevi aletin ismi ise Ulthera…

Ulthera, cerrahi operasyonlarla başarılabilen yüz germe operasyonunu enjeksiyonsuz, iyileşme sürecine ihtiyaç duyulmadan, risksiz ve sıfır ağrı ile çözebilen yeni bir teknoloji.Tüm yüz için 30 dakika süren Ultherapy uygulamasının ardından, uygulamanın yapıldığı kişiler günlük aktivitelerine hemen dönebiliyor.

Ulthera sisteminde kullanılan ‘Deep see’ adı verilen teknoloji de ‘fokus ultrasound’ ile cildin alt tabakalarında ’sıcak noktalar’ yaratılıyor. Bu sayede cilt kendi onarım sürecini oluşturarak yeni collagen üretimine başlıyor ve ciltte sıkılaşma ve ‘lifting’ etkisi kendini göstermeye başlıyor.

Uygulamanın hemen ardından toparlanmaya başlayan cilt istenen ideal görünüme 3 ayın sonunda ulaşıyor. Tek bir uygulamanın ardından elde edilen sonuç en az bir sene boyunca muhafaza ediliyor.??Ulthera; odaklanmış ses dalgaları kullanarak cildin 3 mm ve diğer ameliyatsız yöntem ve lazerlerin ulaşamayacağı 5mm lik derin dokularda kollajen üretiminin tetiklenmesine dayanan bir tedavi yöntemidir.

Ulthera görüntüleme ultrasonuyla birlikte kullanılan, deriye zarar vermeden 5 mm aşağıda odaklanarak, bağ dokusuna etki edebilen bir ultrason cihazıdır. Cilt altını görerek gönderdiği odaklanmış ultrason gücüyle deri altındaki bağ dokusu tabakasını kontrakte eden ve geren ısı hasarları yaratır.

Ameliyatsız bir cilt sıkılaştırma yöntemi olan Ulthera ile zamanın ve yerçekiminin ciltte yarattığı gevşeme ve sarkmalar tedavi edilir. Ulthera ile 30-60 dakikalık bir seans ardından elde edilen sonuç cilt altı bağ dokusunun güçlenmesi ile meydana gelir.??İstanbul Anadolu Yakası’nda Ulthera teknolojisini kullanan polikliniğin başındaki isim olan Doktor Hüseyin Tırman, mucizevi cihazla ilgili merak edilen tüm sorulara cevap verdi.

Ulthera nasıl uygulanıyor?

Ulthera yani ameliyatsız yüz germe işlemi uygulamasında ultrasound başlık cilde değdirilerek cilt ve cilt altı doku cihazın monitöründe görüntülenir. Ardından aynı uygulama başlığı ile cildin 4.5 mm ve 3 mm altına fokuslanmış Termal ısı odakları ile cildin bundan olumlu anlamda faydalanması sağlanır. Bu işlem sırasında cilt yüzeyi uygulamadan etkilenmez.

Ulthera Ultherapy işlemi sırasında cilt altı dokular sadece ameliyatlarda görülebilecek şekilde ekrandan görülerek uygulama yapılır.

Cilde ulaşan enerji sayesinde stimulasyon artar ve ciltte yeni kollagen oluşumu sağlanır. Güçlü bir sıkılaşma etkisi meydana gelerek, zaman içinde cerrahi olmayan bir yüz germe etkisi oluşur.

Hangi bölgelere ne şekilde uygulanıyor?

Ulthera; ameliyatsız yüz germe amacıyla yanaklara, “jaw line” diye tabir edilen çene çizgisinde sarkmaları olan hastalara, boyun ve gıdı bölgesindeki sarkmayı düzeltmek amacıyla boyuna, kaş kaldırmak amacıyla kaş-alın bölgesine, alın bölgesinde toparlama amacıyla alına, üst göz kapağındaki deri fazlalıklarını azaltmak ve toparlamak amacıyla göz kapaklarına, dekolte bölgesindeki kırışıklıkları düzeltmek amacıyla dekolteye uygulanmaktadır.

Tedavi ne kadar sürüyor?

Ultherapy uygulama yapılan bölgeye göre değişmektedir. Uygulama yapılan bölgeye göre 30-60 dakika arasında sürmektedir. Tüm yüze uygulama yapıldığında 1 saat kadar sürmektedir.

Uygulama sırasında neler hissediliyor?

Uygulama sırasında hissedilenler kişiden kişiye farklılık gösterse de, hastalar uygulama sırasında hissettikleri acı hissini anlık “iğne batması” gibi tanımlamaktadırlar. Bu ultrasound enerjisinin dokunun derinlerine ulaştığı ve böylelikle Ultherapy’ nin ciltte lifting ve sıkılaşma etkisi meydana getirdiği anlamını taşımaktadır.

Uygulama neler beklenmeli?

Uygulamanın ardından kişi günlük aktivitelerine hemen dönebilir. Dikkat edilmesi gereken herhangi bir durum bulunmamaktadır. Ulthera sonrasında ciltte yanık, leke, herhangi bir yan etki oluşmaz. Bazı kişilerde uygulama sonrası kızarıklık oluşsa da bu durum birkaç saat sonra normale dönmektedir.

Ulthera’nın diğer ameliyatsız yüz germe işlemlerinden farkı nedir?

Ulthera, fokus ultrasound teknolojisinin kullanıldığı tek cilt sıkılaştırma yöntemidir. Ciltte tek bir uygulama ile etkili ve memnuniyet verici sonuçlara ulaşmak mümkün olmaktadır.

Ulthera derin dokuları düzeltebilen tek cihazdır.

Uygulama sırasında cilt altını görmek çok önemlidir. Çünkü tam olarak ısı etkisi yaratmak istediğimiz taşıyıcı tabakayı görerek atış yapma imkanı sağlanır. Bunu hiçbir lazerde elde etmek mümkün değildir. Uygulamanın amacı, cerrahi yöntemlerle kesilerek çıkartılan tabakayı erken safhada, ameliyatsız bir şekilde dışarıdan küçültmek ve oluşan hasarın etkisiyle yeni kolajen üretimi sağlayarak cildin gerginleşmesini sağlamaktır.

Ultherapy güvenli bir yöntem midir?

Ultrasound enerjisi tıpta 50 yıldan uzun süredir kullanılmaktadır ve klinik denemelerde herhangi bir yan etkisi olmadığını ispatlamıştır. Ulthera Amerika F.D.A onaylı bir cihazdır. Her tıbbi uygulamada olduğu gibi doktorunuz konu ile ilgili gerekli açıklamaları yapacaktır.

Ulthera uygulaması sonrasında sonuçlar ne zaman ortaya çıkar?

Tek bir uygulama ardından rejenerasyon süreci hemen başlar, ilk anda bile hafif bir lifting etkisi görülmektedir. Ancak istenen sonucun ortaya çıkma süresi 90 gün sonradır. 6 ay sonrasında tam sonuç alınmış olur. Cilt uygulama sonrası her geçen gün daha iyi görünmeye başlar, 1 hafta sonrasında cildinizi daha iyi hissedersiniz, 1 ay sonra etkiler görünür hale gelir, 3 ayın sonunda sonuç gözlenmeye başlar.

Kimler Ulthera uygulaması için uygun adaylardır?

Cildinde gevşeme veya sarkma olan tüm kişiler Ulthera için uygun adaylardır. Özellikle 40-65 yaş arası cilt yapısı gevşediği için belirgin sonuç alınmaktadır.

Kız Çocuğu Nasıl Yetiştirilir?

07 Aralık 2011 Yazan admin  
Kategori Sağlık

Psikolog Civelekoğlu, kız çocuklarının öncelikle “eş” ve “anne” adayı olmak için yetiştirilmesi gerektiğini söyledi.
Psikolog Fatih Reşit Civelekoğlu, kız çocuklarının öncelikle “eş” ve “anne” adayı olmak için yetiştirilmesi gerektiğini söyledi.

Psikolog Fatih Reşit Civelekoğlu, aylık kültürel aile dergisi Moral Dünyası dergisinin aralık ayı sayısının kapak konusu olarak işlediği “Kız çocuğu nasıl yetiştirilir?” konusunda dergide yaralan yazısında önemli açıklamalarda bulundu.

Çocukluk döneminin hayatın daha sonraki evresine hazırlık dönemi olduğunu vurgulayan Civelekoğlu, “Dolayısıyla çocukluk döneminde var olan duygular çocukların hayatlarının daha sonraki evrelerinde ihtiyaç duyacakları duyguların öncü nüveleridir. Diğer bir deyişle tohumlarıdır. O tohumlar genetik olarak çocuğun içerisine ekilmiştir, var edilmiştir. Anne-babaya düşen o tohumları sulayarak, onların bakımını yaparak, tohumların sağlıklı bir şekilde gelişmesini, diğer bir deyişle duygunun çocuğun içerisinde sağlıklı bir şekilde filizlenmesini sağlamaktır.” dedi.

Allah’ın kadınları yaratırken onlara “eş” ve “anne”lik görevlerini verdiğini ifade eden Civelekoğlu, şunları söyledi: “Ancak Mevla’nın çocuklar için biçmiş olduğu misyon ile anne ve babaların çocukları için öngördüğü misyon özellikle de 21. yüzyılda birbirinden çok ciddi anlamda farklılaşmış vaziyette. Anne ve babalar çocuklarını özellikle de kız çocuklarını hayata hazırlarken onun asli vazifesi olan ‘annelik ve eşlik’ vazifesine göre hazırlamıyorlar. Anne ve babalar çocuklarını daha farklı bir hayata hazırlıyorlar. Erkeklerle rekabet edecekleri iş hayatına, ekonomik özgürlüğünü elde etme, işini, mesleğini eline almak için -ki bunu çocuklarına faydalı olmak düşüncesiyle yapıyorlar-hazırlıyorlar kız çocuklarını… İşin asli unsurunu, annelik ve eşlik unsurunu ihmal ediyorlar.”

Allah’ın kız çocuklarına annelik ve eşlik vazifesi verirken onları buna uygun duygularla donattığını kaydeden Civelekoğlu, bu duyguların başında ise şefkat, sadakat, bağlılık ve sevgi gibi duyguların geldiğini söyledi. Bu duyguların Allah tarafından kızlara verilen annelik ve eşlik görevlerini layıkıyla yerine getirebilmesi için gerekli olan duygular olduğunu belirten Civelekoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Fakat günümüz hayatında iş hayatındaki bir kadında bu duyguların baskın olması toplum tarafından onaylanan bir şey değil, tam tersine bir eksiklik olarak görülüyor. Böyle bir kadın fazlasıyla duygusal bulunuyor. Bir bankada çalışan bir kadında şefkat duygusu onun işini yapmasına mani olabilir. İnsan kaynakları bölümünde çalışan bir kadının şefkat duygusu onun işini güzel yapmasına mani olur. Sadakat duyması rekabetine mani olur. Dolayısıyla bunlar toplumsal hayatta özellikle de iş hayatında revaçta olan duygular değil. Firmalar mallarını alırken bu duyguların varlığını değil, aksine yokluğunu istiyorlar. Durum böyle olunca Mevla’nın kız çocuklarına vermiş olduğu fıtrat ile toplumun onlardan beklemiş olduğu kişilik birbiriyle çatışıyor.”

Fıtratla Çatışınca Olumsuzluklar Ortaya Çıkıyor

Civelekoğlu, dergideki makalesinde konuyla ilgili şu görüşlere yer veriyor:

“Anneler ve babalar çocuklarını hayata hazırlarken, ne yazık ki Mevla’nın onlara vermiş olduğu, hayatlarının daha sonrasında onlara çizmiş olduğu yaşam planını gerçekleştirmek için ihtiyaç duydukları fıtratı temel almıyorlar. Aksine iş hayatının belirlemiş olduğu modeli esas alıyorlar. Daha rekabetçi, daha yırtıcı, tuttuğunu kopartan kız çocukları toplum tarafından kabul görüyor. Bu durum ise kız çocuğunun belli bir erişkinliğe ulaştığında annelik ve eşlik vazifelerini yapmasına mani oluyor. Evlenemiyorlar. Evlenseler bile çocuklarına annelik yapamıyorlar. En fazla bir çocuk sahibi oluyorlar. Halbuki kadın fıtratında çok çocuk sahibi olma isteği vardır. Kadındaki şefkat ve sevgi iki çocuğa, üç çocuğa, dört çocuğa yetecek kadardır. Bu duygular kadının içinde olsa o anne doğumdan üç ay sonra çocuğunu götürüp kreşe bırakıp iş hayatına devam edemez. O duygu onun içerisinde olmadığı için körleştirildiği, törpülendiği için bir anne bunu yapabiliyor. Günümüzde kreş sayısının artması kadınlarımızda şefkat eksikliğinin bir göstergesidir. Mevla tarafından içinde fıtri olarak şefkat duygusu yerleştirilen bir anne, üç aylık çocuğunu, altı aylık çocuğunu yabancı bir bakıcının eline terk edemez. Eğer yapabiliyorsa fıtri duyguları törpülenmiş, anneliğe, eş olmaya hazırlanmamış demektir.”

Boşanmaların Sebebi

“Günümüzde boşanmaların bu kadar çok olmasının sebebi kız çocuklarının aileleri tarafından iyi bir anne ve iyi bir eş olmaya hazırlanmamasından kaynaklanmaktadır. Kız çocukları; “çalışsın, ekonomik özgürlüğünü elde etsin, ayakları üzerinde dursun, kendisine yetebilsin” düşüncesiyle dershanelere, kurslara gönderiliyor. Fıtratında sevgi, şefkat, sadakat, merhamet, bağlılık gibi duygular olan kadının bu duyguları, erkek egemen bir hayatta erkeklerle rekabette geri düşüren duygular olarak değerlendiriliyor.

Kız çocuklarının fıtratına yerleştirilen duyguları öteleyici şekilde yetiştirmenin, anne-babaya bakan boyutları da vardır. Burada aynı zamanda trajikomik bir durum ortaya çıkmakta. Fıtri olarak şefkat duygusuna sahip olan bir kadın hiçbir zaman anne veya babasını bakım evine terk edemez. Ama o duygu belli bir eşiğin altında ise yeterince zenginleşmemişse, anne ve baba çocukluk döneminde o duyguyu beslememişse, büyütmemişse kadın yeri ve zamanı geldiğinde annesini ve babasını da terk edebiliyor.

Fıtratı bozulmuş bir annenin yetiştireceği çocuklarda ise cinsel sapma problemi görülme ihtimali çok yüksektir. Çünkü çocuk, annesi ile babasını birbirinden ayırt edemez. Dolayısıyla kadın ve erkeğin birbiriyle benzeşmesi çocuğun cinsel kimliğini oluşturma sürecinde çok ciddi anlamda sıkıntılar yaşamasına neden olur. Çocuk olumsuz çevresel faktörlerle de karşılaşırsa kimlik boyutunda cinsel sapmalar olma ihtimali çok yüksektir.

Kız çocuklarına, fıtratlarına uygun olan şefkat, merhamet, sevgi, sadakat gibi duyguları verilmediği, tam tersine acımasızlık, sadakatsizlik, merhametsizlik, hırs, rekabet duyguları verildiği zaman erkeksileşiyorlar. Fakat ne kadın olmayı başarabiliyorlar, ne de erkek olmayı başarabiliyorlar. Üçüncü bir tür haline dönüşüyorlar ve bu üçüncü tür kadın olmanın ve erkek olmanın da gereklerini yerine getiremiyor. İki arada bir derede kalıyor. Bu toplumu ciddi anlamda tehdit ediyor. Bugün Batı toplumunun ahlakî anlamda yaşamış olduğu sorunların temelinde kız çocuklarının fıtratına uygun olarak yetiştirilmemesi vardır.”

RuZGaR’ IN yeni buluşu :)

07 Ekim 2011 Yazan admin  
Kategori Sağlık

motorcu
Kadınların çekici bulduğu erkek tipleri dışında bir de itici bulduğu erkek tipleri var. İşte o tipler
Beyaz pantolon: Çok özel bir kostüm olmadıkça beyaz pantolondan kaçının. Hele bir beyaz takım elbiseye asla para vermeyin.

Yumurta topuk: Bilmiyoruz hala aranızda yumurta topuklu ayakkabı giyen var mı? Eğer varsa da hemen cami avlusunda unutun o ayakkabıları.

Jöle yumağı saçlar: Kafasına bir kutu jöle enjekte edenler ve saçları ışıkta flaşör gibi parlayan erkekler, bütün kadınları tiksindirir.

Renkli lens: Göz renginiz ne olursa olsun onu sevmeye çalışın. Unutmayın, size en çok yakışan, doğuştan sahip olduğunuz göz ve saç rengidir.

Tespih: Hala tespih çekiyorsanız hemen bırakın onu elinizden. Çok lazımsa acilen elinizi oyalayacak başka bir şey bulun. Çünkü kadınlar tespih çeken erkeklere pek de iyi gözle bakmıyor. Hatta hiç bakmıyor.

Ucuz koku: Umarız hálá tütün kolonyasını parfüm niyetine kullanmıyorsunuzdur. Eğer parfümünüz yoksa kolonya da kullanmayın, daha iyi…Aşırı kaslı vücut: Aşırı kaslı vücutlu erkeklere sakın özenmeyin! Çünkü kadınlar bu tip vücutlu erkeklerden hiç hoşlanmazlar

Lömbür göbek: Aşırı kaslı vücutlu erkekler beğenilmediği gibi takdir edersiniz ki aşırı göbekli erkekler de beğenilmiyor. Önünüzde balkon gibi duran bir göbekle dolaşmayı istemezsiniz herhalde.

Ter kokusu: Kadınlar temiz erkekleri sever. Parfüm olmasa da teni temiz kokan bir erkeği çekici bulurlar. Ter kokusu ise büyük bir tehlike.

Sarı dişler: Piyasada envai çeşit diş macunu varken hala sarı dişlerle gülmeniz abes. Unutmayın ki siz nasıl kadının gülüşüne dikkat ediyorsanız, o da sizin gülüşünüze dikkat ediyor.

Ağız kokusu: Bunu gidermek için bir sürü yöntem var ama ağız kokusu sizin farkında olmadığınız bir mide rahatsızlığından ya da kanal tedavisi isteyen çürük bir dişten ileri geliyor olabilir.

Pantolondan görünen çamaşır: Evet, düşük belli pantolonlar moda ama bunların içine giydiğiniz çamaşırlar da önemli. Hiçbir kadın pantolonun içinden gözüken beyaz slip donu görmek istemez.

Altın takı: Çok zengin olabilirsiniz, altının rengini de seviyor olabilirsiniz, ama kadınların ortak görüşü söyle: “Erkeklere takı, özellikle altın takı yakışmıyor.”

Televizyon kumandası: Televizyonu kumanda eden alet erkeğin eline yapıştığı an, kadın için erkek gözden düşer.

Kirli tırnaklar: Kadınların erkeklerde ilk baktıkları yerlerden biri ellerdir. Bir erkeğin temiz elleri, diğer yerlerinin de temiz olduğu havası yaratarak kadının gözünde artı bir değere dönüşür.

Burun kılı: Nefes alırken tozun kaçmasını engelleyen bu faydalı kıllar, maalesef burundan fışkırma noktasına vardıklarında kadınları tiksindirmeye başlıyorlar.

Uzun bıyık: Yüzün şekline göre kesilmiş bıyıklar ya da sakallar elbette havanızı değiştirecektir ama bunların uzunluğuna dikkat etmelisiniz.

Şişmanlamak İstemiyorsanız Günde 15 Dakikanızı Ayırın!

06 Ekim 2011 Yazan admin  
Kategori Sağlık

Her gün 15 dakika düzenli egzersiz yapmanın, obeziteyi önlediği açıklandı.

Kanada Sağlık Bilgileri Enstitüsü ile Kanada Halk Sağlığı Ajansı’nın ortaklaşa gerçekleştirdikleri çalışma, ülkedeki her 4 yetişkinden biri ve yine her 11 çocuktan birinin obez olduğunu ortaya koydu.

Kanada Sağlık Bilgileri Enstitüsü Araştırma ve Analizlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Jeremy Veillard, “Bu çalışma bize, sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivitelerin, insanların sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini bir kez daha gösterdi. Her gün 15 dakika temel fiziksel egzersizleri düzenli olarak yapmak, ülkedeki 1 milyonu aşkın yetişkinin obezite sorununu ortadan kaldıracaktır” dedi.

Düşük kaliteli ve bilinçsiz diyetlerin obeziteyi tetiklediğine işaret edilen raporda, Kanada genelinde 646 bin yetişkin obez kadın ve 405 bin de yetişkin obez erkek bulunduğu belirtildi. “Bilinçsiz ve düşük kaliteli diyetler, yetişkin kadınlarda 97 bin ve yetişkin erkeklerde de 265 bin ilave obez vakası anlamına geliyor” denilen raporda ayrıca, obeziteye neden olan diğer etkenlerin de, fiziksel egzersiz ve aktivitelerle ortadan kaldırılabileceğine dikkat çekildi.

Sonraki yazılar »




Aşk Mesajları Ayrılık Mesajları Evlilik Sözleri Komik Sözler Türkü Sözleri Yalnızlık Mesajları Sitem Sözleri Nefret Sözleri Ulusal Gazeteler Günlük Gazeteler İngilizce Gazeteler Yerel Gazeteler Spor Gazeteleri KKTC Gazeteleri Azerbaycan Gazeteleri Yerel Dergiler Formda Kalmak Diyet Hakkında Cilt Bakımı Yüz Bakımı Vücut Bakımı Sağlıklı İlişki Seksi Olmak Kalp Çalma Wipeoutturkey Hastaneler Tren Seferleri Bankalar AOF Büroları Tc Kimlik No SSK Hizmet Dökümü Sinema Emekli Sandığı Key Ödelmeleri Bağkur Bilinmeyen No'lar AÖF Sonuçları KPSS Sonuçları Hava Durumu Posta Kodları İl Trafik Kodları Fenerbahce Beşiktaş Galatasaray Trabzonspor Sansa Bak On Numara Şans Topu Sayısal Loto Milli Piyango Atyarışları iRc Komutları Op-Sop Kuralları miRc Script Duvar Yazıları Rüya Tabirleri Kitap Hazır SMS ler Diziler

Sohbet ilkyardim eğitim merkezi