‘Atatürk’ün mesajı 100 yıl sonra ulaştı’

İngiltere’de yayınlanan The Economist dergisi, medyadaki darbe girişimi haberlerine karşılık Türkiye’de darbelerin artık geride kaldığını savundu. Dergi, “Çılgınca darbe planı hikayelerine rağmen, Türk ordusu siyasete artık daha az müdahale etme eğilimine girmekte. Bu dönem artık geride kaldı” diye yazdı.
Balyoz planının, son yıllarda ortaya çıkan bir dizi darbe planının sadece sonuncusu olduğunu belirten The Economist, “Bu durum, asayişin bozulduğu illerde orduya yetkiler veren EMASYA protokolünün hükümet tarafından neden kaldırıldığını da açıklıyor. Ordunun siyasetteki rolü sadece Türkler açısından önem taşımıyor. Bu durum, ülkenin stratejik konumu, enerji nakil hatlarında oluşu, NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip olması, çoğunluğun Müslüman olduğu ender laik ülkelerden olması açılarından da önemli” ifadelerine yer verdi.
The Economist, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un son dönemlerde oynadığı role de dikkat çekerek, “Şu anda eğer Türk ordusu siyasete karışma tutkusundan vazgeçiyorsa, bu kısmen genelkurmay başkanı İlker Başbuğ sayesindedir” dedi.
Orgeneral Başbuğ’un 1990’lı yıllarda güneydoğuda sertlik yanlısı bir tutum izlediğini iddia eden dergi şu görüşlere yer verdi: “1990′larda güneydoğuda görev yapan ve sertliğiyle nam salan Başbuğ, aslında diğerlerinden daha az laik değil. Ancak Başbuğ, ordunun İslam dini ile yıldızının barışmadığı algısının, zaten azalan halk desteğini daha da düşürdüğünün gayet bilincinde. Atatürk 1909 yılında Jön Türklere, askerlerin artık siyasete bulaşmak yerine orduyu güçlendirmesi gerektiğini söylemişti. Aradan geçen 100 yılı aşkın süre sonra, mesaj yerine ulaşmış görünüyor.”
Başbuğ’un açıklaması kendisini bağlar
Bakan Eroğlu, Başbuğ’un HABERTURK’e yaptığı açıklamaları değerlendirdi
Çevre ve Orman Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, Genelkurmay Başkanı Orgenaral İlker Başbuğ’un açıklamasının kendisini bağladığını söyledi.
Lokman HAPPANİ/ KİLİS (AHT)
İl Koordinasyon Kurulu toplantısına katılmak için Kilis’te bulunan Eroğlu, Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un Habertürk Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı ve Murat Bardakçı’ya verdiği röportajda, “Sabrımız taşarsa, elimizdeki tüm bilgi ve belgeleri halka paylaşırız” açıklamasının kendisini bağladığını söyledi.
Çevre ve Orman Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, gezisine Vali Turhan Ayvaz’ı ziyaret ederek başladı. Valilik önünde resmi törenle karşılanan Bakan Eroğlu, daha sonra Vali Ayvaz’ın makamına geçti. Ziyaret defterini imzalayan Bakan Eroğlu, beraberindeki heyetle burada bir süre sohbet etti. Gelişiyle ilgili bilgiler veren Bakan Eroğlu, Kilis’teki önemli yatırımlara da değindi. Eroğlu, Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un Habertürk Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı ve Murat Bardakçı’ya verdiği röportajda, “Sabrımız taşarsa, elimizdeki tüm bilgi ve belgeleri hakla paylaşırız” açıklamasının kendisini bağladığını söyledi. Bakan Eroğlu, “Genelkurmay Başkanımız özellikle son zamanlarda kendi inisiyatiflerini demokratik bir şekilde ortaya koyuyor. Herkesin görüşlerini demokratik bir şekilde ortaya koymasından doğal bir şey yoktur. Herkes ne biliyorsa ortaysa koyması da tabi bir şeydir. Takdir de tabii ki kendisinindir” dedi.
Devrimci Karargah” iddianamesi kabul edildi
8′i tutuklu 18 sanık hakkında 7.5 ile 47.5 yıl arasında değişen hapis cezaları isteniyor
Sansasyonel eylem hazırlığında olduğu iddia edilen ”Devrimci Karargah Örgütü”ne yönelik beş ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan 18 kişi hakkında hazırlanan ve mahkemece kabul edilen iddianamede, 8′i tutuklu 18 sanık hakkında 7.5 ile 47.5 yıl arasında değişen hapis cezaları istendi.İstanbul Cumhuriyet Savcısı Kadir Altınışık tarafından yazılan ve İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen 59 sayfalık iddianamede, ”Devrimci Karargah Terör Örgütü”nün faaliyetlerinin deşifre edilmesi amacıyla yapılan istihbari çalışmalar neticesinde sanıklardan Ulaş Erdoğan, Cenk Büyükkahraman ve Zafer Kaygın’ın, İstanbul Pendik’teki bir evi hücre evi olarak kullandıkları ve eylem hazırlığı içinde olduklarının anlaşıldığı belirtildi.
Mahkemeden alınan arama kararıyla eve operasyon düzenlendiği kaydedilen iddianamede, çeşitli suçlardan hakkında arama kararı bulunan sanıklardan Ulaş Erdoğan’ın, 29 Eylül 2009′da Ataşehir Işıkyolu Caddesinde bir yolcu otobüsünden indiği sırada üzerinde sahte nüfus cüzdanı ve pasaportla yakalandığı ifade edildi.
-ZENGİNLERE YÖNELİK EYLEMLER-
İddianamede, sanık Erdoğan’dan ele geçirilen hafıza kartında, ”halk savunma güçlerinin zengin kesimlerde araç yakma eylemlerine yönelmeleri, İstanbul ve İzmir’de sahillerdeki yatların yakılması, Zaman gazetesine yönelik depo ve araçlara eylem yapılması, bu eylemleri müfrezelerin ve savunma güçlerinin üstlenmesi, gençlik, kadın, sanat ve emek alanında çalışmalar yapılması, özel eğitim ekiplerinin hazırlanması ve örgüte katılan kişilerin özelliklerinin belirlenmesi” gibi örgüt planlarının yer aldığı aktarıldı.
Sanık Ulaş Erdoğan’ın örgütle irtibatını, babasının arkadaşı olan ve yurt dışında bulunan Serdar Kaya vasıtasıyla sağladığı ve e-mail yoluyla görüştükleri belirtilen iddianamede, sanık Erdoğan’ın, yasa dışı MLKP örgütünden bağlarını, çeşitli suçlardan 1.5 yıl hapiste kaldıktan sonra kopardığını, sosyalist fikirleri bırakmadığını, Çeçenistan’da Kafkasya Konfederasyonu ordusuna katıldığını, 14 ay sonra Türkiye’ye dönüp askere gittiğini ve İstanbul’da da ÖDP’nin içerisinde bulunan ”Doktorcular” grubu ile beraber olduğunu anlattığı kaydedildi.
Yargıtay’da keşif
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı usulsüz dinleme iddiaları üzerine Yargıtay’ın santralinde keşif yaptı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, ”Yargıtay telefonlarının usulsüz dinlenildiği” iddialarına ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında Yargıtay Başkanlığı’nın santral ve telefon sisteminde keşif yapıldı.AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekili Nuri Yiğit, konusunda uzman bilirkişilerle Yargıtay Başkanlığı binasına gitti.
Yiğit ve beraberindekiler, Yargıtay Başkanlığı santral ve telefon sisteminde keşif gerçekleştirdi. Keşif sırasında, Yargıtay santralinin hukuka aykırı olarak dinlenip dinlenmediği araştırıldı.
Keşfe ilişkin hazırlanacak bilirkişi raporunun, önümüzdeki günlerde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunulacağı öğrenildi.
Yargıtay Başkanlığı, ”telefon santrali ile Yargıtay üyelerinin usulsüz dinlenildiği” iddiaları üzerine, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştu. Başsavcılık, konuya ilişkin soruşturma başlatmıştı
SP’den Hükümet’e EMASYA teşekkürü
Kurtulmuş: Geç kalındı ama olumlu bir adım
Sabah saatlerinde havayoluyla İzmir’e gelen Saadet Partisi Lideri Numan Kurtulmuş programını EBSO’da işadamları ile bir araya geldi. Partisinin ilkelerini ve misyonunu anlatan Kurtulmuş, Türkiye’nin içinde bulunduğu sorunlara yönelik çözüm önerilerini açıkladı.
Sadet Partisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO)’da iş adamları ve partilileri ile bir araya geldi. Kurtulmuş gündemdeki darbe planları konusuna değinerek: “Darbe tehdidi var mıdır yok mudur? tartışmaları lüzumsuzdur. Darbenin kendisi Türkiye’de vardır. Ancak kararlı adımlar atılarak tekrardan bir darbenin olmasını önlememiz gerekir. Bu yüzden sivil ve demokratik bir anayasa şarttır. Türkiye 12 Eylül anayasasından kurtulmalıdır.Türkiye’de bütün darbeler, darbeden sonra kendi hukukunu oluşturmuştur. Siyasetin üzerine düşen ise, ülkede bir daha hiç kimsenin aklının ucundan bile darbe yapmayı geçiremeyeceği yeni ve sivil bir anayasa yapmaktır. Arkasından da siyasi partiler yasası, seçim yasası ve bunun gibi tam demokratik bir sistemin kurulması için gerekli adımlar atılmalıdır” şeklinde konuştu.
“ASKERİN VE PROTOKOL ÜYELERİNİN DOKUNULMAZLIKLARI KALDIRILSIN”
Ülke ve gündem değerlendirmesinde bulunan Saadet Partisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş yeni bir sivil anayasa ile dokunulmazlık haklarının da yeniden şekil alması gerektiğini savunarak: ” Bireysel suçlar söz konusu olduğu zaman askerin ve siyasi bürokratlarının dokunulmazlık hakları kaldırılmalıdır” açıklamasında bulundu.
KURTULMUŞ‘TAN EMASYA PROTOKOLÜ YORUMU
Gündemde geniş yankı uyandıran Emasya Protokolü’nün kaldırılmasına ilişkin açıklamalarda da bulunan Başkan Kurtulmuş: Hükümete Emasya Protokolü’nü kaldırdığı için teşekkür ederiz. Ancak geç kalınmış bir uygulama olmasına rağmen olumlu bir uygulamadır. 12 Eylül darbecilerin önüne çıkmasını engelleyen Anayasadaki 15′nci maddenin varlığı hala daha mevcut. Hükümet neden Fırat’ın doğusundaki ölüm kuyularında Devlet Denetleme Kurulu ve Meclis tarafından İnceleme Komisyonu oluşturmuyor.
SP Lideri Numan Kurtulmuş konuşmasını Saadet Partisi öncülüğünde Türkiye’nin milli ve güçlü bir ekonomik model uygulamaya koyarak bu sıkıntılardan kurtulacağını iddia ederek sonlandırdı
Gates, Başbuğ’u ziyaret etti
Genelkurmay Başkanı, ABD Savunma Bakanı ile PKK’yı ve Afganistan’daki gelişmeleri konuştu
ABD Savunma Bakanı Robert M. Gates ve beraberindeki heyet, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’u ziyaret etti.
Genelkurmay Başkanlığının internet sitesinde yer alan açıklamada, ziyarette özellikle PKK terör örgütü ile mücadele ve Afganistan’daki gelişmeler üzerinde durulduğu bildirildi. Açıklamada şöyle denildi:
”PKK terör örgütü ile mücadele kapsamında tarafımızdan; Irak’ın kuzeyinde bulunan PKK varlığı ortadan kaldırılmadan, bölücü terör örgütü ile mücadelede istenen sonuçlara ulaşılamayacağı, PKK’nın Irak’ın kuzeyindeki varlığının yarın Irak için de bir tehdit oluşturabileceği, bölücü terör örgütü ile mücadelede güvenlik kuvvetleri teröristlerle mücadele ederken, aynı anda, devletin de ekonomik, sosyo-kültürel alanlar gibi alanlarda da tedbirler almasının gerekli olduğu, alınacak bu tedbirlerle örgüte katılımların da kontrol altına alınabileceği ifade edilmiştir.”
Erdoğan milletvekillerini dinleyecek
Başbakan, gündemdeki konularla ilgili AK Parti’li vekillerin görüşlerini alacak
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yarın parti genel merkezi’nde AK Parti Meclis Grubunu toplayacak. Basına kapalı olarak gerçekleşecek toplantıda Erdoğan, “Demokratik Açılım” süreci, Anayasa değişikliği hazırlığı, darbe iddialarıyla ilgili milletvekillerinin görüş öneri ve eleştirilerini dinleyecek. Saat 14.00′de Genel Merkez’de gerçekleşecek toplantıya milletvekillerinin eksiksiz katılması istenirken, parti yöneticilerinin bir süre önce, 60′şar kişilik milletvekilleriyle yaptıkları istişare toplantıları rapor haline getirilerek Başbakan Erdoğan’a sunulmuştu. Erdoğan, hazırlanan raporda milletvekillerinin hangi konuda şikayetçi oldukları, Demokratik Açılım ve Anayasa değişikliği konusunda ne düşündüklerini bu kez milletvekillerinden dinleyecek.NASIL BİR ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ?
Bu hafta TBMM Genel Kurul’da, Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması hakkında hazırlanan ve referandum süresini 120 günden 60 güne indiren yasa değişikliği teklifinin görüşülmesi beklenirken, önümüzdeki günlerde bir anayasa değişikliğinin gündeme gelip gelmemesi de, milletvekilleriyle yapılacak toplantıda netlik kazanacak. Milletvekilleri daha önceki istişare toplantılarında, bir anayasa değişikliğinin artık olması gerektiği; ancak, olabilecek bir anayasa değişikliğinin toplumu germeyen bir düzenleme olması görüşleri dile getirilmişti. Anayasa değişikliği konusunda bir süre kamuoyunun tepkilerini izleyen Erdoğan, yarın yapılacak toplantıda milletvekillerinin görüşlerini alacak. Milletvekillerinin eğilimi doğrultusunda, anayasa değişikliğinin ya gündeme getirilmesi ya da tamamen gündemden çıkarılması netlik kazanacak.
DEMOKRATİK AÇILIM SÜRECİ
Demokratik açılım sürecini eleştiren bazı AK Parti’li milletvekilleri, bundan sonra izlenecek yolu da yine Erdoğan’dan dinleyecekler. Özellikle bölge milletvekillerinin bu süreçte alınan kararlarda etkin olmadıkları eleştirilerine de Erdoğan yanıt verecek ve bölge milletvekillerinin eleştiri, çekince ve önerilerini dinleyecek.
GENEL KURUL ÇALIŞMALARI
Milletvekillerinin değişik konularda, öneri, eleştiri ve şikayetlerini dinleyecek olan Başbakan Erdoğan, bazı konularda da milletvekillerine sitemlerini iletecek. Genel Kurul çalışmalarında sık sık toplantı yeter sayısının istenmesine kızan Erdoğan milletvekillerine bir kez daha, “İşiniz ne?” diye soracak. Genel Kurul çalışmalarına yeterli özeni göstermeyen milletvekillerine Erdoğan bu kez biraz daha sert uyarıda bulunacak. Parti yönetimi, bazı kararların alınması çerçevesinde yarınki toplantının önemli olduğuna dikkat çekiyor.
Yeni anayasa için fırsat kaçtı

| Yeni anayasa için fırsat kaçtı” | |
| Cumhurbaşkanı Gül’e Hindistan’da güllü karşılama |
| Yeni anayasa için fırsat kaçtı” | |
| Cumhurbaşkanı Gül’e Hindistan’da güllü karşılama |
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye’nin daha iyi bir anayasaya sahip olması yönünde büyük bir mutabakat olduğunu, ancak yeni bir anayasa için fırsatın kaçırıldığını söyledi.
Resmi ziyaret için Hindistan yolculuğuna İstanbul’dan çıkan Abdullah Gül, uçakta gazetecilere yaptığı açıklamada, TBMM’nin küçümsenmemesi gerektiğini, çünkü Türkiye’deki bütün siyasi akımların ve fikirlerin parlamentoda temsil edildiğini söyledi.
Yeni bir anayasa için de büyük bir mutabakat olduğunu ifade eden Gül, ”Bu Meclis’e yeni bir anayasa yapmak yakışırdı ama çeşitli sebeplerden dolayı bu fırsat kaçırıldı” dedi. Gül, parça parça yapılan değişiklik girişimleri için de bir şey söyleyemeyeceğini belirtti.
Türkiye’de yoğun bir gündem yaşanırken, bir haftalık seyahatle ülkeden uzak kalacağı hatırlatılan Gül, ”Tamamen içe kapanırsak çok büyük fırsatları kaçırırız” cevabını verdi.
Gül, yakın siyasi tarihte bunun örneklerinin bulunduğunu anımsatarak, ”İnanılmaz bir yarış var. Gerçek gündemimizin, bu yarışta bizim en iyi şekilde yer alıp geleceğin Türkiye’sini hazırlamak olması gerekiyor” diye konuştu.
Türkiye’nin gelişmesinden de örnekler veren Gül, beraberindeki iş adamlarının artık ”milyonlardan bahsetmediğini” vurgulayarak, ”Daha önce adını duymadığımız bir iş adamı ‘bizim işimiz yarım milyar dolar’ diyor, Türkiye ekonomide göz kamaştıran bir sınav veriyor” dedi.
Gül, ekonomik hamlelerden söz ederken, şehirleşmenin ve modernleşmenin hızla geldiği noktadan dolayı ”moderniteden doğan şaşkınlığın” yol açtığı sorunların içinden geçildiğini belirtti.
TBMM’de yaşanan kavga konusundaki bir soru üzerine Gül, olaydan sonra bütün partilerin milletvekillerinin üzgün olduğunu düşündüğünü ifade etti. Cumhurbaşkanı Gül, ”Saygılı ve seviyeli siyasi mücadele Türkiye’nin gücüne güç katar” dedi.
Ahmet Türk adliyede
Kapatılan DTP milletvekilleri ifade vermek için mahkemeye geldi
Demokratik Toplum Partisi (DTP)’nin kapatılmasının ardından yasaklı hale gelen eski milletvekilleri Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk, ifade vermek üzere Ankara Adliyesi’ne geldi.
Diyarbakır’da haklarında açılan dava nedeniyle adliyeye geldiklerini belirten Türk ve Tuğluk, daha sonra mahkemeye geçti.
4-C kararı yürürlüğe girdi
Bakanlar Kurulu’nun Tekel işçileri için aldığı karar Resmi Gazete’de yayınlandı.
-HER AY AZAMİ 2 GÜN ÜCRETLİ İZİN VERİLECEK-
Karar gereğince istihdam edilecek geçici personele, çalıştıkları her ay için azami 2 gün ücretli izin verilebilecek. Bu izinler toplu olarak da kullandırılabilir.
Geçici personele, resmi tabip raporu ile kanıtlanan hastalıklar için yılda 30 günü geçmemek üzere ücretli hastalık izni verilebilecek. Hastalık sebebiyle Sosyal Güvenlik Kurumunca ödenen geçici iş göremezlik ödeneği ile iş kazası veya meslek hastalığı sonucu bağlanan sürekli iş göremezlik geliri, ilgilinin ücretinden düşülecek.
Geçici personelin isteği üzerine, eşinin doğum yapması, kendisinin veya çocuğunun evlenmesi, annesinin, babasının, eşinin, çocuğunun veya kardeşinin ölümü halinde ve her olay için 3 gün ücretli mazeret izni verilecek.
Geçici personele, doğum yapmasından önce 8 hafta ve doğum yaptığı tarihten itibaren 8 hafta olmak üzere toplam 16 hafta süre ile aylıklı izin verilecek. Geçici personele, bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde toplam bir buçuk saat süt izni verilecek. Süt izninin kullanımında annenin saat seçim hakkı olacak.
-GÖREV YERİ-
Geçici personel, karar ile belirlenen kamu kurum ve kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatları ile kamu iktisadi teşebbüsleri hariç olmak üzere bağlı ve ilgili kuruluşlarında çalıştırılabilecek. Bağlı ve ilgili kuruluşlarda görevlendirilen geçici personelin ücretleri görevlendirildikleri kuruluşlar tarafından ödenecek.
Karara göre, üniversitelere tahsis edilen toplam pozisyonlarda çalıştırılacak geçici personelin sayıları üniversiteler itibarıyla Devlet Personel Başkanlığınca belirlenecek.
Geçici personel öncelikle en son çalıştıkları illerde, bu illerde istihdamlarının mümkün olmaması halinde diğer illerde istihdam edilecek.
Geçici personel, sosyal güvenlik mevzuatı yönünden 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümlerine tabi olacak.
Karar uyarınca istihdam edilecek geçici personelin tip sözleşme örneklerinin Maliye Bakanlığına vize ettirilmesi zorunlu olacak. Vize işlemi yapılmadan sözleşme yapılamayacak ve herhangi bir ödemede bulunulamayacak.
Devlet Personel Başkanlığınca yapılan atama teklifleri doğrultusunda, kurumlarca 30 gün içerisinde geçici personelin atama işlemleri tamamlanarak 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgiliye tebliğ edilecek.
-İŞE BAŞLAMA-
Geçici personel, atandıkları yerin iş akitlerinin feshedildiği andaki görev yerlerinin yer aldığı mahalli sınırlar içerisinde olması halinde atama emirlerinin kendilerine tebliğ edildiği günü izleyen iş günü, başka yerlerdeki görevlere atananlar ise atama emirlerinin kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 15 günü izleyen iş günü içerisinde işe başlamak zorunda olacak.
Belge ile ispatı mümkün zorlayıcı sebepler olmaksızın süresi içerisinde göreve başlamayanlar ile belge ile ispatı mümkün zorlayıcı sebeplerle göreve başlamama hali iki ayı aştığı takdirde bu kişilerin atamaları iptal edilecek.
İstihdam edilenlerden herhangi bir şekilde görevinden ayrılanlar (askerlik hizmeti dolayısıyla ayrılanlar hariç) ile istihdam işlemleri tamamlanmasına rağmen göreve başlamayanlar ikinci kez bu haktan faydalanamayacak.
Askerlik görevini yapmakta olanlar için bildirim ve diğer esaslara ilişkin süreler, terhislerini takip eden ayın başından itibaren başlanacak.
-ÖZELLEŞTİRMELERDEN İŞSİZ KALANLAR DIŞINDA PERSONEL ÇALIŞTIRILMAYACAK-
Kurumlarca, ataması yapılan personel ile ataması yapıldığı halde göreve başlamayan personel 30 gün içerisinde Devlet Personel Başkanlığına bildirilecek. Bakanlıklarca bağlı veya ilgili kuruluşlarda görevlendirilen personel de bağlı ve ilgili kuruluşlar itibarıyla ayrı ayrı elektronik ortamda adı geçen Başkanlığa bildirilecek.
İstihdam edilecek geçici personelin hizmet sözleşmeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erecek.
Karar kapsamında, özelleştirme uygulamaları sonucunda işsiz kalan ve bilahare işsiz kalacak işçiler dışında personel istihdam edilemeyecek.
-DEĞİŞTİRİLEN HÜKÜMLER-
Karar ile 3 Mayıs 2004 tarihli ve 2004/7898 sayılı Kararname eki ”Özelleştirme Uygulamaları Sonucunda İşsiz Kalan ve Bilahare İşsiz Kalacak Olan İşçilerin Diğer Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Geçici Personel Statüsünde İstihdam Edilmelerine İlişkin Esaslar”da yer alan geçici personel çalıştırma süresi bir mali yıl içinde 10 aydan 11 aya çıkarılırken, ücretlerde tahsil durumlarına göre belirlenen gösterge rakamları değiştirildi.
Söz konusu Karar, 1 Ocak 2010 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.
Bakanlar Kurulu kararına göre, 2010 yılı için kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilecek geçici işçi sayısı şöyle:
İstihdam edilecek
Kurum Adı kişi sayısı
——— —————–
Adalet Bakanlığı 4.000
Milli Savunma Bakanlığı 100
İçişleri Bakanlığı 3.500
Maliye Bakanlığı 1.000
Milli Eğitim Bakanlığı 14.000
Bayındırlık ve İskan Bakanlığı 250
Sağlık Bakanlığı 2.500
Ulaştırma Bakanlığı 1.000
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı 1.500
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 200
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı 100
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı 50
Kültür ve Turizm Bakanlığı 500
Çevre ve Orman Bakanlığı 2.000
Yargıtay Başkanlığı 130
Danıştay Başkanlığı 60
Devlet Personel Başkanlığı 15
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü 800
Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü 10
Üniversiteler 4.500
TOPLAM 36.215


a>
a> 