İşte Japonlar’ın yeni ulaşım aracı

Tıpkı insan gibi ileri, geri, yana ve çapraz olmak üzere tüm yönlere hareket edebiliyor
Japon otomobil devi Honda, tıpkı insan gibi ileri, geri, yana ve çapraz olmak üzere tüm yönlere hareket edebilen yeni bir taşıma cihazı geliştirdi. Şirketin, ‘her yönde hareket sağlayan dünyanın ilk sürüş sistemi’ olarak tanıtılan U3-X’in çift tekerli Amerikan ginger’ın en büyük rakibi olacağı ifade ediliyor.
Bu yeni kişisel cihaz, sürücünün üst bedeniyle eğildiği sırada hareket, dönüş ve durma eylemlerinin gerçekleştirilmesini mümkün kılıyor. Bu gelişmeler, Honda’nın insansı robotu Asimo’nun teknolojik araştırmaları sırasında geliştirilen Honda denge kontrol teknolojisinin kullanılması ile sağlandı. Kompakt boyutlu ve tek tekerlekli sürüşe sahip cihaz, sürücünün ayak dayanaklarından zemine kolaylıkla ulaşmasını sağlıyor. Sürücüyü yayalarla aynı göz seviyesinde konumlandırarak hem kullanıcısına hem de çevredeki diğer insanlara iletişim imkanı tanıyor. Honda Motor, cihazın pratikliğini mükemmelleştirmek için gerçek şartlarda yapılan araştırma ve geliştirme çalışmalarının sürdüğünü duyurdu.
Kaynak : CİHAN
Ellerimim Neden Yıkamalıyız

Başta grip olmak üzere, bir çok bulaşıcı hastalığın yayılmasında doğru yıkanmayan ellerin büyük rolü olduğunu belirten uzmanlar, özellikle ilköğretim okullarında uygulamalı doğru el yıkama derslerinin verilmesini tavsiye ediyor.
Uzman doktor Dursun Bostancı, el temizliğinin sağlıklı bir yaşam için vazgeçilmez olduğunu söyledi. Bostancı, okul gibi kalabalık gurupların bulunduğu yerlerde başta grip olmak üzere Verem, Hepatit-A gibi bulaşıcı hastalıkların yıkanmayan eller sebebiyle hızla yayılabileceğini belirterek, bu bakımdan ellerin sık sık yıkanmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Tuvalet ihtiyacının giderilmesi, yemek yeme, alış verişe kadar günlük bütün işlerin ellerle yapıldığını hatırlatan Bostancı, “Sık sık yıkanmayan eller tam bir bakteri ve mikrop yuvası. Ellerimizle her yere, herkesin dokunduğu yerlere dokunuyoruz. Ellerin temiz kalması mümkün değil. Sağlıklı bir yaşam için sık sık ellerin yıkanması gerekiyor.” uyarısında bulundu.
UYGULAMALI OLMALI
Bostancı, el yıkama dersinin sadece anlatmakla değil, uygulamalı olarak özellikle ilköğretim okullarında öğretmenler tarafından gösterilmesi gerektiğini vurguladı. El yıkama alışkanlığının ancak küçük yaşlarda kazandırılabileceğini ifade eden Bostancı, “Evde veliler çocuklarına sık sık ellerini yıkama telkininde bulunması gerekir. Ancak okul gibi toplu gurupların bulunduğu yerlerde ellerin yıkanması daha büyük önem taşıyor. İlköğretim okullarında zaman zaman el yıkama dersi rehber öğretmen ya da sınıf öğretmeni tarafından uygulamalı olarak gösterilmeli. Çünkü, sadece el yıkamak değil, doğru ey yıkamak çok önemli.” diye konuştu.
DOĞRU EL YIKAMA YÖNTEMİ
Mikropların ellerden arındırılması için doğru el yıkamanın püf noktaları bulunduğunu dile getiren Bostancı, genelde ellerin yanlış ve acele olarak yıkandığının altını çizdi. Bostancı, ellerin şöyle yıkanması tavsiye etti: Önce eller su ile iyice ıslatılmalıdır. Sonra ele dökülen sıvı sabunla iyice ovalanmalıdır. Ovalama işlemi sırasında avuç içi, tırnak araları ve bilek kıvrımları unutulmamalı. Ovalama işlemine en az 30 saniye devam edilmeli. Eller bol su ile iyice durulanmalı. Tuvalet ihtiyacının giderilmesinden sonra el yıkama işlemi iki kez tekrarlanmalı. Her öğrenci kendi mendiliyle ellerini kurulamalı. Bu arada, eller yıkanmadan ya da yıkandıktan sonra mecbur olmadıkça ağza sokulmamalı.”
SABUNUN BİTİP BİTMEDİĞİ SÜREKLİ KONTROL EDİLMELİ
Toplu kullanılan alanlarda sıvı sabun kullanılmasının hijyen açısından önemli olduğunu belirten Bostancı, okul idaresi tarafından tuvaletlerdeki sabunların bitip bitmediğinin titizlikle kontrol edilmesi gerektiğini söyledi. Kısa bir süre de olsa sabunun bitmesi ve birkaç öğrencinin elini sabunla yıkayamaması durumunda bunun diğer öğrencilerin sağlığı için büyük bir risk taşıdığını anlatan Bostancı, “Okul idarecileri sık sık lavaboları kontrol etmeli ve sabun bitmeden doldurulmalıdır” uyarısında bulundu.
Körlere Yeni Umut

Dünya’yı dünya gözüyle görmenin maliyeti 100 bin dolar.
Gözlüğün üzerine yerleştirilen kameranın elde ettiği görüntüler iletici aracılığıyla gözün içine yerleştirilen elektrotlara aktarılıyor. Elektrotlar görme sinirlerini uyararak görüntünün beyne ulaşmasını sağlıyor. Uzmanlar gözlüğün satışa çıkması için birkaç yıl daha gerektiğini, maliyetinin ise 100 bin dolar olduğunu açıkladı.
ABD’DEKİ Ulusal Göz Enstitüsü, görme yetisini kaybedenler için umut olabilecek yeni bir yöntem geliştiriyor. Üç yıldır üzerinde çalışılan yöntem, görüntülerin beyne üzerinde ufak bir kamera olan gözlük sayesinde gönderilmesi temeline dayanıyor. ABD, Meksika ve Avrupa ülkelerinden farklı yaş gruplarındaki 37 kişi üzerinde denemeleri süren yöntemde, öncelikle görme engelli kişinin gözünün arka kısmına, görme sinirlerine temas edecek şekilde 60 tane elektrottan oluşan bir plaka yerleştiriliyor. Operasyon sonrası görme engelli kişi, tam burun hizasına gelen kısmında ufak bir kamera yer alan özel bir gözlük takıyor. Kameranın aktardığı görüntüler, gözlüğün şakak kısmındaki iletici aracılığıyla elektrotlara aktarılıyor. Elektrotlar da görüntüyü görme sinirleri aracılığıyla beyne iletiyor. Uzmanlar şu aşamada sadece gölge şeklinde görüntü elde edilebildiğini, deneylerin kitap okuma ya da yüzleri tanıma konusunda başarılı olamadığını belirtti.




